Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12090 E. 2023/11271 K. 15.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12090
KARAR NO : 2023/11271
KARAR TARİHİ : 15.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1155 E., 2022/2147 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/192 E., 2021/230 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacıya 19.02.2020 tarihinde ödeme emri gönderildiğini,borcun müvekkilinin … Spor Kulübüne olan üyeliğinden kaynaklandığını, müvekkilinin … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1122 Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato talebinde bulunduğunu, talebi inceleyen mahkemenin ise müvekkiline önce geçici daha sonra ise kesin mühlet verdiğini, davalı Kurumun kesin mühlet içerisinde bulunan müvekkiline karşı icra takibi başlatamaması, huzurdaki davada iptalini talep ettiği ödeme emrini keşide ederek gönderememesi gerektiğini belirterek, 2019/030021 takip numaralı icra takibi üzerinden müvekkiline gönderdiği dava konusu ödeme emrinin iptalini, icrasının durdurulmasını talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 19.02.2020 tarihinde ödeme emri gönderildiğini borcun müvekkilinin … Spor Kulübüne olan üyeliğinden kaynaklandığını, müvekkilinin … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1122 esas sayılı dosyası üzerinden konkordato talebinde bulunduğunu, talebi inceleyen mahkemenin ise müvekkiline önce geçici daha sonra ise kesin mühlet verdiğini, davalı Kurumun kesin mühlet içerisinde bulunan müvekkiline karşı icra takibi başlatamaması, huzurdaki davada iptalini talep ettiği ödeme emrini keşide ederek gönderememesi gerektiğini belirterek, dava konusu ödeme emrinin iptalini, icrasının durdurulmasını istemiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında … Kulübü Derneği Yönetim yönetim kurulunda bulunduğu dönemlere ait icra dosyalarında takibe başlanıldığını, davacı …’nın … Kulübü Derneğinde 06.12.2017 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, 13.01.2019 tarihinde yönetim kurulu asil üyeliğinden ayrıldığının tespit edildiğini, her ne kadar … Kulübüne ait borçların 7143 sayılı Kanun gereği yapılandırılmış olsa da ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeni ile yapılandırma işlemi bozularak yapılan ödeme tutarı kadar yapılandırma hükümlerinden faydalandırıldığını, yapılandırma bozma işlemi sonrası kalan borç tutarının 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi hükmü gereği 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsiline devam edildiğini, tüm takiplere rağmen tüzel kişilikten Kurum alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığını, davacı …’nın yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğu dönem olan 06.12.2017-13.01.2019 tarihleri arasındaki borçlara ait ödeme emri gönderildiğini, herhangi bir haciz işleminin uygulanmadığını, dava konusu ödeme emirlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kabulü ile davalı Kurumca gönderilen 2019/030021 ve 2019/030026 takip numaralı icra takipleri ile davacı hakkında düzenlenen davaya konu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu ödeme emirlerine konu olan borç için davadışı … Klübü tarafından yapılandırma başvurusu yapıldığını, Mahkemece yapılandırma başvurusunun sonucu beklenilmeden hüküm kurulduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Kurum üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu ödeme emirlerinin, kesin mühlet içerisinde gönderilmesinde müvekkiline atfedilebilecek kusur olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine düzenlenen ödeme emrinin 19.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla takibin kesin mühlet kararı devam ederken başlatıldığı, İİK 294 üncü maddesine göre, mühlet içinde takip işlemi yapılamayacağından, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinin yirminci fıkrası, 6183 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi, 58 ‘inci maddesi, İcra iflas Kanunu 294 üncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının temsil ve ilzam yetkisinin de olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.