YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19111
KARAR NO : 2024/281
KARAR TARİHİ : 10.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/709 E., 2016/234 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/709 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 5000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 10 eşit taksitte tahsiline, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, tarafların husumetli olduğuna, sanığın, katılana yönelik herhangi bir eyleminin ve cezalandırılması için somut bir delilin bulunmadığına, adli para cezasının günlüğünün 50 TL’den hesap edilmesine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın Facebookta yapmış olduğu paylaşımlar ile katılana hakaret ettiği, sanık savunması, katılan beyanı, paylaşımlara dair çıktılar ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. Taraflar arasında bir dönem gönül ilişkisi bulunması, katılanın adının yazdığı ve katılana yönelik hakaret niteliğinde herhangi bir ifadenin yer almadığı paylaşımın ocak ayında yapılmış olması, davaya konu edilen paylaşımların ise temmuz ve ağustos ayına ilişkin olması karşısında, sanığın suça konu paylaşımlarında yer alan hakaret içeren sözlerin duraksamaya yol açmayacak şekilde katılanın şahsına yönelik olduğu kanaatine ne şekilde varıldığı delillere dayalı olarak yöntemince açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanığın, … hesabı üzerinden yapmış olduğu paylaşımlarının herkes tarafından görülebilir nitelikte olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tatışılmaması,
3. Aleniyetin uygulanmaması halinde;
7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.