YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11853
KARAR NO : 2023/10422
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/223 D. İş
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
KARAR : İtirazın kabulüyle iddianamenin iadesi kararının kaldırılması
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2020 tarihli ve 2020/223 D. İş sayılı kararı ile; şüpheli hakkında izin tecavüzü suçuna ilişkin düzenlenmiş olan iddianameye ilişkin, Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli ve 2020/102 sayılı iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2020 tarihli ve 2020/2997 sayılı itirazına binaen itirazın kabulüyle iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir,
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.07.2020 tarihli ve 94660652-105-58-9485-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,
16.07.2020 tarihli ve KYB-2020/63831 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2020 tarihli ve KYB-2020/63831 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 31.10.2018 tarihli ve 2018/6849 Esas, 2018/11135 Karar sayılı ilâmında yer alan “…Şüpheliye yüklenen suç açısından temadinin sona erdiği tarihin belirlenebilmesi için yakalama veya teslim olma tarihini gösteren belgenin ya da askerliğe elverişsiz olduğuna dair raporun aslının veya onaylı örneğinin soruşturma dosyasında bulunmasının gerektiği, kesintinin sona erdiği tarihin tespiti ve buna dair delillerin toplanması gibi hususların firar ve izin tecavüzü gibi mütemadi suçlarda sübut ve uygulamaya doğrudan etkili olmaları ve mevcut soruşturma dosyasında bu hususlara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılması karşısında…” şeklindeki açıklama karşısında, somut olayda mahkemesince suç tarihine ait iddianamedeki kabulün müphem kaldığı, temadi tarihlerinin belirtilmediği, kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenemediği, keza şüpheliye yüklenen firar suçuna ilişkin temadinin sona erdiği tarihin belirlenebilmesi için yakalama veya teslim olma tarihini gösteren belgenin aslının veya onaylı örneğinin soruşturma dosyasında bulunmadığından bahisle verilen iddianamenin iadesine ilişkin kararın yerinde olduğu gözetilmeden, merciince itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Mütemadi nitelikteki firar, izin tecavüzü gibi suçlarda eylemin maddi unsurunu oluşturan suçun başlangıç ve sona eriş tarihlerinin, bir başka anlatımla maddi vakıanın … olarak saptanması zorunludur. Öte yandan, mütemadi suç tiplerinde suçun sona eriş tarihinin her türlü kuşkudan uzak olarak belirlenmesi, af, zamanaşımı ve tekerrür müesseselerinin uygulanabilmesi açısından önemlidir.
Kasti ve kesintisiz (mütemadî) suçlardan olan firar ve izin tecavüzü suçları, temadinin sona erdiği anda tamamlanmakta ve suç temadisi genellikle failin kendiliğinden birliğine dönmesiyle (iradi olarak) veya yetkili makamlarca yakalanmasıyla (irade dışı) ya da bulunduğu yerdeki bir askerî makama veya resmi bir kuruluşa birliğine dönmek maksadıyla dehalet etmesiyle (iradi olarak) sona ermekte ve suç tarihleride temadinin sona erdiği tarihe göre belirlenmektedir.
2.Şüpheliye iddianame ile yüklenen izin tecavüzü suçunda, suçun başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespiti ve buna dair delillerin toplanması, izin tecavüzü suçunun sübutuna doğrudan etkili hususlardır. Temadinin başladığı tarih ile temadinin sona erdiği tarih arasında en az altı günlük süre geçmedikçe bu suç oluşmamakta, diğer bir ifadeyle sübut bulmamaktadır. Bu nedenle, izin tecavüzü suçunun sübuta erdiğini ortaya koyabilmek için öncelikle suçun başlangıç ve bitim tarihlerinin delillerle ortaya konulması gerekmektedir.
3.Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu
cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2020 tarihli ve 2020/223 D. İş sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.