Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23372 E. 2023/10430 K. 28.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23372
KARAR NO : 2023/10430
KARAR TARİHİ : 28.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/625 E., 2018/364 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2013/725 Esas, 2014/747 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci, 50 nci maddesinin üçüncü ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2013/725 Esas, 2014/747 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/699 Esas, 2015/707 Karar sayılı ilamıyla; sanığın temyiz dilekçesi ekinde bulunan TSK da görev yapamayacağına ilişkin sağlık kurulu raporunun aslının veya onaylı suretinin temin edilip, sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının ek sağlık kurulu raporuyla tespiti sonrası hüküm kurulması gerektiğinden, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/502 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Kanun’un 117 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci, 50 nci maddesinin üçüncü ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.(Kapatılan) Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/502 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine; (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 15.11.2016 tarihli ve 2016/531 Esas, 2016/560 Karar sayılı ilamıyla; mahkûmiyet hükmünün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

5.Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 05.12.2016 tarihli ve 2016/987 Esas, 2016/393 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli görülen Kdz. Ereğli Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6.Kdz. Ereğli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2017/625 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında asta müessir fiil suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 500,00 TL adlî para cezasına cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; 668 sayılı KHK ile Jandarma personelinin askeri statüsünün kaldırılmasından dolayı 1632 sayılı Kanun hükümlerine göre yargılanmasının kanuna uygun olmadığına, mağdurun kafasına uyku sersemliğinden kurtulması için dokunduğuna ve detaylı yargılama yapılmadan hakkında hüküm tesis edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yapılan incelemede; 09.12.2012 tarihinde Kızılca J. Krk. K.lığı Nöbetçi Astsubaylığı görevini icra eden sanık Uzm.J.II.Kad.Çvş. …’ın, karakola gelen masaların taşınabilmesi için … görevlendirmek üzere, saat 12.00 sıralarında erbaş ve er koğuşuna girdiği, koğuşta bulunan askerlere masaların taşınması için emir verdiği, mağdur J.Er Mekin Gürtürk’ün bu sırada uyumakta olduğu, uyandığında bu emre kayıtsız kalarak yatakta gözleri açık bir vaziyette uzanmaya devam ettiği, bu durumu gören sanığın mağdura hitaben kalk ulan dediği ve kafasına vurduğu maddi vakıa olarak
belirlenmiştir.

2.Sanık savunmalarında özetle; mağdurun kafasına vurmadığını, sadece mağdurun toparlanması ve disiplini tesis etmek için kafasına dokunduğunu, öncelikle beraatini talep ettiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.

3.Mağdur Mekin Gürtürk’ün beyanları ve tanık …’un mahkeme huzurunda tespit edilen yeminli ifadesi de maddi vakıayı destekler mahiyettedir.

4.GATA Komutanlığının 08.01.2015 tarihli, 250 numaralı Sağlık Kurulu Raporu ile, sanık hakkında “Uyum Bozuklukları (Kronik Nitelik Kazanmış)” tanısıyla, “16/D/1”, “TSK’da Görev Yapamaz” kararı verildiği görülmektedir.

5.21.04.2016 tarihli ve 279 sayılı Gata Sağlık Kurulu’nun ek raporunda; sanığın askerliğe elverişsizlik halinin 08.01.2015 tarihinden itibaren başladığı, dolayısıyla suç tarihini kapsamadığı ve suç tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından faydalanamayacağı tıbbi kanaatine yer verilmiştir.

6.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Ayrıntıları Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/22573 Esas 2022/9544 Karar sayılı, 21.09.2022 tarihli ve 2021/5792 Esas 2022/12341 Karar sayılı, 27.10.2022 tarihli ve 2021/23302 Esas 2022/14979 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; … kişilerin askeri suçları ile bunların … kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

2.Suç tarihinde askeri görevleri yönünden Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Jandarma personeli olarak hizmet yapan sanığın, 668 sayılı KHK ile Jandarma personelinin askeri statüsünün kaldırılmasından dolayı 1632 sayılı Kanun hükümlerine göre yargılanmasının kanuna uygun olmadığı yönündeki temyiz sebepleri kabul edilmemiştir.

3.1632 sayılı Kanun’un “Maduna müessir fiiller yapanların cezası” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrasında “Madununu kasten itip kakan, döven veya sair suretlerle cismen verecek veya sıhhatini bozacak hâllerde bulunan veyahut tazip maksadiyle madun hizmetini lüzumsuz yere güçleştiren veya
onun diğer askerler tarafından tazip edilmesine veya suimuamelede bulunulmasına müsamaha eden âmir veya mafevk iki seneye kadar hapsolunur.” hükmüne yer verilmiştir. Müessir fiil suçunda korunan hukuki menfaat, kişilerin vücut bütünlüğü ile bedeni, ruhi ve akli sıhhatlerini koruma hakları olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle, müessir fiil suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un ve 1632 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri incelendiğinde, müessir fiil sonucunu doğuran hareketlerin esas olarak bedene yönelik olan ve bedene tesir eden hareketler olduğu görülmektedir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; sanığın mağdura yönelik kafasına vurmak şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin asta müessir fiil suçunu oluşturduğu sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında, adlî para cezası seçenek yaptırımının tercih edilmiş olmasında ve bir gün karşılığı olarak adlî para cezasının suç tarihinde geçerli olan alt sınırdan belirlenerek adlî para cezasının taksitlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kdz. Ereğli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2017/625 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.