Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9745 E. 2023/11343 K. 16.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9745
KARAR NO : 2023/11343
KARAR TARİHİ : 16.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1175 E., 2023/1437 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/587 E., 2021/191 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 29.08.2011 tarihi itibari ile 12 ay boyunca hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı taraf arabulucuya başvurmadan davayı açtığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının müvekkilinin işçisi olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde;hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin delillerle aydınlatılması gerektiğini, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dosya kapsamında maaş yazısı ve taşeronluk sözleşmesinin feshi belgesi bulunmakta ve bu belgedeki imzaların davalı yana ait olduğu tespit edilmiş olup, davacı lehine iş bu belgedeki tarihlerle örtüşen şekilde davalı tarafça prim bildiriminin yapıldığı, fesih belgesinde tarih yazmadığı, ancak başkaca delil olmadığından en erken maaş belgesi ile bir arada imzalandığının kabulü gerekeceği, bu hali ile ilgili belgeler uyarınca taraflar arasında fesih yapılana kadar taşeronluk sözleşmesinin olduğu, bu tarihe dek tarafların götürü usulü çalıştığı, davalı tanığı Nahit’in davacının çalışmasının iki yıl kadar sürdüğünü bildirdiği, aynı şekilde bordro tanığı Kamuran’ın, tarafların önce götürü usulü çalıştıklarının, sonra bu çalışmanın feshedildiğinin, daha sonra davacının 2.000,00-TL maaş ile çalıştığının, inşaatın yaklaşık 13 ay sürdüğünün bildirildiği tespit edilmiş, iş bu tanığın Mahkememizde görülen davasının 06.09.2018 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiş, bu hali ile iş bu iki tanığın, SGK kayıtlarının ve imzalı belgelerin bir arada değerlendirilmesi ile davacı ile davalı arasında 29.08.2011 tarihinde götürü usulü anlaşmanın olduğu, bu anlaşmanın, davalı tarafça davacının SGK primlerinin ödenmesinin başlandığı tarih olan 29.02.2012 tarihine kadar sürdüğü, davacının bu tarihten sonra dosya kapsamında bulunan yazılı belgeler uyarınca 2.000,00-TL maaş ile çalışmaya devam ettiği, tanık anlatımları ve nihayetinde taleple bağlı kalınarak, davacının tüm çalışmasının 29.08.2011-29.08.2012 tarihleri arasında 12 ay sürdüğü, bu çalışmalarının 29.02.2012 tarihine kadar olanının götürü usulü, 29.02.2012-29.08.2012 tarihleri arası (6 ay) 180 gününün ise yukarıda açıklandığı ve tanık anlatımları ile ispat edildiği üzere hizmet akdine bağlı olarak 2.000,00-TL net/2797,56-TL brüt maaşla çalışarak geçtiği, bu çalışmasının 3 gününün Kuruma bildirildiği, kalan 177 gününün Kuruma bildirilmediği kanaatine varıldığı gerekçesine dayalı olarak, davanın kısmen kabulü ile 280 101 275 491 3 sigorta sicil numaralı …’ün … sicil numaralı davalı …’na ait işyerinde 29.02.2012-29.08.2012 tarihleri arasında toplamda 180 gün, aylık 2797,56-TL ücretle çalıştığının, bu çalışmalarının 3 gününün Kuruma bildiriminin yapıldığının, 177 gününün bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.İstinaf Kanun yoluna başvuran davalı vekili, İlk Derece Mahkemesi tarafından 5 yıllık hak düşürücü süre itirazlarının göz önüne alınmadığını, davacının hiçbir şekilde müvekkilinin işçisi olmadığını, davacının müvekkilinin bina inşaatı işini anahtar teslim şekilde aldığını, aralarında sigortalılık ilişkisinin bulunmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.İstinaf Kanun yoluna başvuran fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin delillerle aydınlatılması gerektiğini, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile …nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle davalı adına tescilli ….09 sicil numaralı işyerinden 29.02.2012 –20.03.2012 tarihleri arasında adına (7) kodu ile 3 gün sigortalılık bildirimi bulunduğu ve tanık anlatımları ile imzalı belgelerin kapsamından davacı ile davalı arasında 29.08.2011 tarihinde götürü usulü anlaşmanın olduğu, bu anlaşmanın, davalı tarafça davacının sigortalılık bildirimlerinin başladığı tarih olan 29.02.2012 tarihine kadar sürdüğü, sonuç itibariyle, 29.08.2011-29.08.2012 tarihleri arasındaki 12 aylık çalışmasından 29.02.2012 tarihe kadar olanının götürü usulü, 29.02.2012-29.08.2012 tarihleri arası (6 ay) 180 gününün ise hizmet akdine bağlı olarak geçtiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup; 29.02.2012 tarihli giriş ve kısmi çıkarma bildirimine dayalı kesintisiz süren çalışma iddiası yönünden hak düşürücü sürenin işletilmesine yasal olanak bulunmadığı; ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2-Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun’a uygun olup davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.