Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/10615 E. 2012/31214 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10615
KARAR NO : 2012/31214
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yerinde görülmeyen duruşma isteğinin reddiyle yapılan incelemede:
1-Sanık …’e yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın, görevliye direnme ve hakaret suçunu birden fazla polis memuruna karşı işlemiş olması karşısında TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca cezasında artırım yapılmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’ün temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktasının tebliğnameye uygun olarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması, biçiminde DÜZELTİLMESİ ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince:
a-Gerekçeli karar başlığında sanığın nufusa kayıtlı olduğu ‘Cumhuriyet Mahallesi’ yazılmayarak 5237 sayılı CMK’nın 232/2-b hükmüne muhalefet edilmesi,
b-Sanığın aşamalardaki savunmalarında, polis otosuna binmeyen Onur’un ikna edilmesi için yardımda bulunmak istediği müşteki polis memurlarının kendisine hakaret ederek ittiğini ve yere düşürdüğünü ileri sürmesi ile olay günü alınan raporda çeşitli yerlerinde yaralanmaların olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın görevliye direnme suçu yönünden TCK’nın 29. ve hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddesindeki tahrik hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
c-Sanığın, görevliye direnme ve hakaret suçunu birden fazla polis memuruna karşı işlemiş olması karşısında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
d-5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasasının 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.