Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/14675 E. 2023/4447 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14675
KARAR NO : 2023/4447
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/791E., 2020/1317 K.
HÜKÜM/KARAR : Davacılar ile davalının istinaf başvurusunun reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/432 E., 2019/17 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, 25.06.2017 tarihinde davacı …’ın yolcu konumunda bulunduğu, diğer davacı …’in sevk ve idaresindeki motosikletle seyir halinde iken, aynı istikamette önlerinde seyreden aracın kontrolsüz şekilde sola manevra yapması ve müvekkil motosikletiyle çarpışması neticesince müvekkillerin yaralandığı trafik kazasının meydana geldiğini, kazaya karışan … plakalı aracın Halk Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin yaptırılmış olduğunu, davalı şirketin bu poliçe kapsamında poliçe limiti ile araç sürücüsünün kusuru oranında her iki müvekkilinin maddi zararından sorumlu olduğunu, kazaya karışan … plakalı aracın da Halk Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi yaptırılmış olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin bu poliçe kapsamında da poliçe limiti ile araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkili …’in sağ ve sol ayak kemiklerinde kırıklar ve boynunda hasar meydana geldiğini, yine kaza nedeniyle müvekkili küçük …’ın sağ ayak ve kalça kemiklerinde kırıklar ve yüzünde hasar meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkillerinin geçici, kalıcı iş gücü kaybı/sakatlığı oluştuğunu, bakıma muhtaç hale geldiklerini, kaza sonrası uğradığı maddi zararının ayrı ayrı 660.000,00’er TL’nin üzerinde olduğunu, ancak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkili …’in dava konusu trafik kazası nedeniyle; 500,00 TL geçici iş göremezlik, 4.000,00 TL maluliyetinden (kalıcı sakatlığından) ve 500,00 TL bakıcı giderlerinden kaynaklı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile müvekkiline verilmesine, davacı küçük …’ın dava konusu trafik kazası nedeniyle; 4.500,00 TL maluliyetinden (kalıcı sakatlığından) ve 500,00 TL bakıcı giderlerinden kaynaklı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacıların müvekkili sigorta şirketinin başvuruya rağmen yasal sürede taleplerini karşılamadığını ve hatta kendilerine cevap verilmediğini beyan ettiklerini, bu nedenle 26.04.2016 tarihinden sonra açılan davalarda kaza tarihi ne olursa olsun müvekkili şirkete müracaat etmeksizin doğrudan dava yoluna gidilmiş ise ya da başvuru yapıldıktan sonra müvekkil şirket tarafından talep edilen eksik belgeler ikame edilmeksizin dava açılması halinde davanın usulden reddi gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı sürücünün kusuru oranında olmak üzere poliçede belirtilen limit ile teminatlar kapsamı ile sınırlı olduğunu, davacı sürücünün ve almaması gereken yolcunun kaskını ve dizliğini taktığına ve gerekli güvenlik önlemlerini aldığına ilişkin dosyada hiçbir delil mevcut olmadığı, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini savunarak davaının reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının davasının kabulü ile; davacı … yönünden kalıcı maluliyet olarak 71.731,50 TL, geçici iş görememezlik olarak 13.246,35 TL ve bakıcı giderleri olarak 13.246,35 TL olmak üzere toplam 98.224,20 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı …’e verilmesine, davacı … yönünden; kalıcı maluliyet olarak tespit edilen 18.405,95 TL ve bakıcı giderleri olarak 11.981,43 TL olmak üzere toplam 30.387,38 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı …’a verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının gerekli koruyucu ekipmanları taktığına ilişkin dosyada herhangi bir belgenin bulunmadığını bu nedenle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin müvekkili şirket sorumluluğunda olmadığını, … ‘ın araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hesap raporunda 2018 yılı Asgari Ücret Tarifesinin esas alındığını ancak 2019 yılı Asgari Ücret Tarifesinin esas alınması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun düzenleme tarihi 11.09.2018, karar tarihi ise 08.01.2019 tarihi olup maddi tazminatın hesabına yönelik hüküm tarihine en yakın olacak şekilde güncel verilere dayalı bilirkişi raporu alındığı, kaza sırasında davacılardan …’ın yolcu olarak bulunduğu olay günü kask, dizlik vs. takmadan, gerekli emniyet tedbirlerini almaksızın yolculuk yaptığı davalı … vekilince iddia edilmiş, davacının yaralanmasının niteliğine göre, maluliyet raporunda, (sağ kalça fleksiyonu, kemik kırıklarının kaynamış olması …) hususları tespit edilmiş olduğu, dosya kapsamı ve olayın oluş şekli itibariyle, davacının kask, dizlik takmamasının davacının zararının artmasına (başka deyişle davalı tarafın tazminat sorumluluğunun artmasına) neden olmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; karar tarihinde bilinen asgari ücretin hükme esas alınmasını, PMF Yaşam Tablosu ile progresif ranta göre hesaplama yapılmasını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.