Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/1793 E. 2012/31217 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1793
KARAR NO : 2012/31217
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Yargılamaya konu somut olayda, 16 yaşında olan sanığın, sürücü belgesiz traktör kullandığı esnada karıştığı suç ile ilgili olarak savunması alınırken, kendisinin yaklaşık iki yıldır traktör kullandığını, köyde … isimli kişinin de 18 yaşından küçük olmasına rağmen traktör kullandığını beyan etmesinden ibaret eyleminde, olay tarihinde 11 yaşında olması sebebiyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen … ile sanığın karıştığı olay arasında bağlantı olmaması, sürücü belgesiz araç kullanmanın da Kanunda suç olarak düzenlenmemesi karşısında, sanığın ne şekilde iftira özel kastı ile hareket ettiği açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Katılana isnad edilen sürücü belgesiz araç kullanma eyleminin münhasıran idari yaptırımı gerektirdiği, bu durumda etkin pişmanlıkta bulunan sanığın cezasının TCK’nın 269/4. maddesi gereğince indirilebileceği gözetilmeden, uygulanan yasa maddesi de gösterilmeden sanığın cezasının üçte ikisinin indirilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
b-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanığın adli sicil kaydının getirtilerek, hapis cezası mahkumiyeti bulunmaması halinde sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
c-5271 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi zararı kapsamadığı, yargılamaya konu iftira suçunda, dosyaya yansıyan ve talep edilen bir zararın bulunmadığı gözetilmeden, suçun işleniş biçimi, kişilik özellikleri ve geçmişi olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanıp, bir daha suç işlemeyeceği kanaati ile cezası da ertelenen sanık hakkında karşın, yasal olmayan gerekçeyle, anılan Kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.