YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/8421
KARAR NO : 2010/17925
KARAR TARİHİ : 24.11.2010
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Sanık hakkında iddianamede 5237 sayılı yasanın 29 maddesi uyarınca indirim maddesinin uygulanması istendiği halde uygulanmaması karşısında sanığın ek savunması alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Mağdurun yaralanması sonucu sol orbita kemiğinde kırık meydana geldiği ve bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalıp kırığın da yaşam fonksiyonlarını 4. (ağır) derecede etkiler şekilde olduğunun adlı raporda belirtilmesi karşısında, mağdurun yaralanması neticesinde 5237 sayılı yasanın 87. maddesinde yaptırıma bağlanan iki ayrı sonuç birden gerçekleşmiş bulunup bu durumda sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren yaşamı tehlikeye sokmaktan dolayı 87/1-d maddesenin uygulanması ile yetinilmesi gerektiği, ayrıca 87/3 maddesinden 87/1 ve 2 maddelerine atıfta yapılmadığı halde olayda uygulama yeri bulunmayan 87/3 maddesiyle artırım yapılması,
3- Yargıtay CGK’nun 11.03.2008 tarih 25-22 sayılı kararında açıklanıp Dairemizce de benimsenen içtihadındaki açıklamalar nazara alınarak, 5237 sayılı yasanın 6/f-4 maddesinde belirtilen “fiilen saldırı ve savunmaya elverişli şeylerin” silah tanımı içinde kabul edilmesinin gerekmesine göre, sanığın ele geçmeyen gazoz şişesiyle mağdura vurması sonucunda Adli Tıp Kurumu Ankara Şube Müdürlüğünün 17.04.2006 tarihli raporunda “kranial ve maksiler BT sinde sol orbita medial duvarında mediale molizasyon gösteren deplase fraktör izlendiği, sol maksiler ve frontal sinüs solda kan değerleri bulunduğu, bu arızasının yaşamını tehlikeye soktuğunun, kırığın ağır-4- derecede olduğunun” belirtilmesi, katılanda gerçekleşen bu ağır sonuç bakımından suçta kullanılan ancak ele geçmeyen gazoz şişesinin yasa tanımında belirtilen “elverişlilik” ölçütüne uygun bulunması karşısında, sanık hakkında 86/3-e maddesinin tatbik edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK 326/son maddesi gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 24.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.