Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13672 E. 2023/6355 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13672
KARAR NO : 2023/6355
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı … ve … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … köyü çalışma alanında bulunan 899, 1666, 1218 ve 1242 parsel … 4400, 16750, 1808 ve 1840 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacıların murisi … tarafından, davalılar aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli 899, 1218 ve 1242 parsel … taşınmazların tamamı ile 1666 parsel … taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.595,00 metrekarelik bölümünün davalılar adına miras payları oranında tesciline, 1666 parsel … taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 12.155,00 metrekarelik bölümünün ham toprak niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; ” dava konusu 1666 parsel … taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, çekişmeli 899, 1218 ve 1242 parsel … taşınmazların tamamı ile 1666 parsel … taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile davalıların ortak murisi …’ un 1917 yılında, Türk Medeni Kanun’un yürürlüğünden önceki tarihte öldüğü, terekesinin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, dolayısıyla davacının satıcısı …’ın satışının babası …’dan gelen miras payı oranında geçerli olduğu açıklanarak, pay devri gözetilerek karar verilmesi gereğine ve tesciline karar verilen paylar toplamı ile paydanın eşitsizliği nedeniyle infazı olanaksız şekilde hüküm kurulmuş olmasının isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacısının satıcısı … miras yoluyla gelen pay üzerinde tek başına tasarruf hakkının bulunduğu, pay ve payda uyumsuzluğunun Hazine adına tescil edilmesi gereken kısımdan kaynaklandığı gerekçesiyle, pay devri oranında davacıların davasının kısmen kabulüne ve adlarına tesciline, kalan kısmın ise tüm mirasçılar adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar … ve …’nın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davalılar … ve …’nın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.