Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5480 E. 2023/6442 K. 12.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5480
KARAR NO : 2023/6442
KARAR TARİHİ : 12.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli ek kararı ile dahili davalı … vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin süresinde olmadığından 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 345, 346 ncı maddelerine göre reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile dahili davalı … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; … Merkez … Mahallesi 334 ada 11 parsel … taşınmazın maliksiz olarak tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın kadastro beyannamesinin incelenmesinde Hazine arsası olduğunu, üzerine yapılı bir ev olduğunu beyanla 334 ada 11 parsel … taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2019 tarihli ve 2018/188 Esas, 2019/214 Karar … ilamı ile; davanın kabulüne, … ili Merkez ilçesi … Mahallesi 334 ada 11 parsel … taşınmazın Hazine adına tesciline, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 19/2 nci maddesi gereği taşınmaz üzerindeki tek katlı evin … ve … oğlu 1901 doğumlu … tarafından meydana getirildiğinin tespitine ve bu hususun kütüğün beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
1. İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2019 tarihli ve 2018/188 Esas, 2019/214 Karar … ilamına karşı davacı vekili ile dahili davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2019 tarihli ve 2019/1902 Esas, 2019/1900 Karar … kararı ile; hakkında hüküm kurulan 334 ada 11 parsel numaralı taşınmazın adına tespit gören … mirasçısı …’ya dava dilekçesi ile duruşma gününün tebliğ edilmediği ve yokluğunda karar verildiğini, sonrasında ise bu kararın davalıya tebliğ edildiğini, davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, dava şartlarından olan taraf koşulu yerine getirilmeksizin ve davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek işin esasına girmek suretiyle karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle esasa ilişkin sair istinaf nedenleri incelenmeksizin davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, … ili Merkez ilçesi … Mahallesi 334 ada 11 parsel … taşınmazın Hazine adına tesciline, 3402 … Kanun’un 19/2 nci maddesi gereği taşınmaz üzerindeki tek katlı evin … ve … oğlu 1901 doğumlu … tarafından meydana getirildiğinin tespitine ve bu hususun kütüğün beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve dahili davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, dolayısıyla zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını, davalıların işgalci durumunda olduğunu, davalılar adına şerh düşülmesi nedeniyle Hazinenin hak kaybına uğradığını, … tarafından taşınmazın Hazineye ait olduğu bilinerek ev yapıldığını, dava konusu taşınmazın kayyım olarak Hazine tarafından takip edilen bir taşınmaz olduğunu açıklayarak hüküm kısmının 2 nci paragrafının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Dahili davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taşınmazın evveliyatında zabıt kaydında tescilli olmadığını, taşınmazın bilirkişi beyanlarına göre senetsizden tescil edilerek malik hanesine …’ya yazıldığının görüldüğünü, ayrıca üzerindeki evin … tarafından yapıldığının belirtildiğini, dava konusu taşınmazın okul, hastane gibi kamu hizmetine tahsis edilen yerlerden olmadığını, davacı tarafın Hazine taşınmazlarının zilyetlikle kazanılamayacağını beyan ettiğini, kadastro tutanağına göre, taşınmazın Hazinenin adına tescilli olmadığını, tapu kaydı ile kimsenin mülkiyetinde bulunmadığını, dava konusu taşınmazın sahipsiz olduğunu, dava dosyasında bulunan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin 80 yaşlarında olduğunun yazıldığını, bu duruma göre …’nın zilyetlik süresinin 10 ve 20 yılı her halukarda aştığını, dava konusu taşınmazın malik hanesinin açık olup malikinin kim olduğunun tapu kütüğünden anlaşılmadığını, bu nedenle taşınmazın kullanıcısı adına tescilinin gerekeceğini açıklayarak davaya konu arazinin de … adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Hukuk Genel Kurulu’nun 24.10.2001 tarihli ve 8/964-751, 13.02.2002 tarihli ve 8/183-187, 21.01.2004 tarihli ve 8/15-7, 12.05.2004 tarihli ve 8/242-292 ve 12.03.2008 tarihli ve 20/214-241 … kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tespit harici bırakılan yerlerin, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, kesinleşme tarihine kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceğini, ancak, bu tarihten sonra sürdürülen zilyetliğin davalı yararına hak doğurabileceğini, genel uygulamanın bu yönde olmasıyla birlikte, kadastro veya tapulama çalışmaları sırasında, paftasında orman belirtmesi yapılarak tespit dışı bırakılan yerlerin, resmî belge ve bilgilerden yararlanmak suretiyle yapılacak araştırma sonucu öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi ve mevcut fiilî durum itibariyle de orman olmadığı ve çevre ziraat arazileri ile de bütünlük arzeden yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, yukarıda belirtilen kuralın uygulanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle, bu türden yerlerin 3402 … Kanun’un 17 nci maddesi kapsamında imar ve ihya edilmesi ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresinin tamamlanması ile de kazanılmasının mümkün olmadığını, aksi ispat edilemeyen tutanak içeriğinde çekişmeli taşınmazda … oğlu … açısından edinme koşullarının oluşmadığını, taşınmaz üzerinde tespitten önce onun tarafından yapılan bir ev bulunduğunun anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı Hazine vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 … Kanun’un 353/(1)-b.1 nci maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin gerekçelerinin dava konusu ile ilgili olmadığını ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, istinaf sebeplerinin incelenmediği ve istinaf sebeplerinin neden reddedildiği hususlarının açıklanmadığını, dava konusu taşınmazın 1939 tarihli kadastro tutanağı ile Hazineye ait olduğunun sabit olduğunu, …’nın Hazine arazisine ev yaptığını, işgalci konumunda olduğu için de kadastro tutanağına evin Hazinece belirlenecek bedelini ödeyeceğini belirttiğini, dava konusu taşınmazın sahipsiz olmadığını, Hazineye ait olan taşınmazlardan olduğunu açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

3. Dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin davaya konu araziyi Hazineye tescil edip üzerindeki yapıyı da müvekkilinin mirasçısı olduğu … adına tescil etmesi yönündeki iki farklı kararının çelişkili olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 3402 … Kanun’un 14 üncü maddesine atıfla bu kararı verdiğini, İlk Derece Mahkemesinin dayanmış olduğu Kanun maddesiyle mahkemenin yorumunun uyuşmadığını, ilgili maddenin 20 yıl fasılasız çekişmesiz bir zilliyet süresini öngördüğünü, …’ın 1939 yılında yapmış olduğu başvuru sırasında belki 10 yıldır zilliyet olduğu kabul edilse bile bu tarihden sonra da burayı çekişmesiz olarak zilliyet olarak kullanmaya devam ettiğini, 20 yıllık olağanüstü zaman aşımı süresinin dolduğunu, kadastro tespitinin 1939 yılında yapıldığını, kadastro tespiti ile taşınmazın …’nın adına tesciline karar verildiğini, daha sonra kadastro komisyon kararı ile, kadastro beyannamesi aynı bırakılarak tapu kütüğüne malik hanesi boş bırakılarak tapu siciline tescil edildiğini, tescile esas belgelerin aynı bırakıldığını, tescile esas belgelerde malik olarak …’nın gözüktüğünü, … adına yapılan kadastro tespitine ilişkin veya başka sebeple hiç bir şekilde itiraz ve dava olmadığını, …’nın taşınmazı nizasız fasılasız olarak 20 yıldan fazla süre ile kullandığını, İlk Derece Mahkemesinin hüküm kurar iken tüm bu toplanan deliller ile birlikte bu 20 yıllık sürenin dolup dolmadığını değerlendirmesi gerekir iken 1939 yılındaki beyanı esas alarak hüküm kurmasının yasanın ruhuna ve uygulama amacına ters düştüğünü açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kanun.

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince 09.09.2020 tarihli ek karar ile dahili davalı … vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin süresinde olmadığı gerekçesiyle 6100 … Kanun’un 345, 346 ncı maddelerine göre istinaf talebinin reddine karar verildiği, kararın dahili davalı vekiline tebliğ edildiği ve vekil tarafından ek karara karşı süresinde istinaf yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla, 6100 … Kanun’un 361 inci maddesi uyarınca istinaf yoluna başvurmayan tarafın temyiz yoluna başvuramayacağı gözetilerek temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekili ile dahili davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
davacı vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … vekili

VI. KARAR
1. Yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2. Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden dahili davalı …’ya iadesine,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL’nin temyiz eden …’dan alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.