YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4814
KARAR NO : 2010/21233
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret, tehdit
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCY.nın 58/6-7 maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemiş ise de karış temyiz olamadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış ve başkaca nedenler yerinde görülmemiş,
Ancak;
1- Sanıklara alt sınırdan ceza verilmesine karşın, verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCY.nın 50.maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması ve sanık … hakkında tehdit suçundan hüküm kurulurken TCY.nın 106/1-1.cümlede seçenek yaptırım öngörülmemesin karşın TCY.nın 50/2.maddesinin hatalı uygulanması,
2- TCY.nın 62.maddesinin uygulanması ya da uygulanmamasına yönelik olarak değerlendirme yapıldığında, anılan maddenin 2.fıkrasında sözü edildiği gibi; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenip somut olaya ve dosyadaki bilgilere göre ilişkilendirilip gerekçelendirilerek karar verilmesi gerekirken takdiren sözcüğü ile yetinilerek uygulamaya yer olmadığına karar verilmesi ve sanık … hakkında hakaret suçundan takdiri indirim konusunda değerlendirme yapılmayarak cezaların bireyselleştirilmesi konusunda çelişkili hüküm kurulması,
3- Sanıkların gözaltına alındıkları ve iddianamede bu husus belirtildiği halde hüküm kurulurken TCY.nın 63.maddesinin uygulanması suretiyle gözaltında geçen sürenin cezalarından mahsubuna karar verilmemesi,
Yasaya aykırı ve Üst C. Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.