YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13820
KARAR NO : 2024/63
KARAR TARİHİ : 08.01.2024
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2017/528 Esas, 2019/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2019/2145 Esas, 2021/1446 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri suç vasfına, eksik incelemeye ve tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine; sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığına, yetersiz gerekçeye, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılan arasında … münasebetiyle 3 yıllık tanışıklık olduğu, sanığın katılana ait pazar tezgahını kiraladığı ve katılandan satın aldığı gıda ürünlerini bu tezgahta satmaya başladığı, olay günü sanığın katılanın çalıştığı markete bir koli bırakıp “bu koli içerisinde kırıklar var bunları ayıklayın, öyle verin” dediği, katılanın ise “bunları dışarıda ayıkla” diye söylediği, tarafların ikisinin de bunun kendi işleri olmadığını iddia etmeleri nedeniyle aralarında tartışmaya başladıkları, tartışma esnasında sanığın ele geçirilemeyen bıçağı katılana saplayarak adli raporunda bildirilen şekilde yaraladığı sabit görülmüş, olayın ve oluşun bu şekilde gelişip sonuçlandığı değerlendirilerek sanık hakkında kasten yaralama suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, Adli Tıp Kurumu 2 nci İhtisas Kurulunun 31.08.2018 tarihli raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olmayıp, yaralamaya yönelik olduğunun kabulünde ve olayın meydana geliş şeklinin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği değerlendirdiğinde belirlenecek cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiği kanaatine varılarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu değerlendirilen delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasında olay öncesinde bir husumet bulunmadığı, arkadaş olan taraflar arasında ani gelişen kavgada sanığın engel bir durum bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son verdiği anlaşılmakla suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin ve indirim oranının doğru olarak belirlendiği, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya kapsamına göre; sanığın kesici delici alet ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 31.08.2018 tarihli raporuna göre hemopnömotoraksa neden olacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde katılanı üç darbeyle yaraladığı olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 1 yıldan 3 yıla kadar ceza öngören 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezaya hükmedilirken aynı Kanun’un 61 … maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde makul bir ceza belirlenmesi gerekirken, temel ceza olarak 3 yıl hapis cezası tayin edilerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2019/2145 Esas, 2021/1446 Karar sayılı kararının “temel cezanın belirlenmesi” yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2024 tarihinde karar verildi.