Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4210 E. 2024/209 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4210
KARAR NO : 2024/209
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1114 Esas, 2022/496 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/173 E., 2019/24 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Rekabet Kurulunun davalının da içinde olduğu 12 bankanın 8 Mart 2013 tarihinde kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla kartel oluşturduğunu tespit ettiğini, bu tespit sonucu verilen para cezasının Danıştay tarafından da uygun bulunduğunu, kendisinin davalı bankadan 18.12.2007 tarihinde kredi kullandığını, bu tarihten itibaren kredi kullanmaya başlamasıyla birlikte kartel faizi sebebiyle zarara uğradığını, söz konusu fiil olmasaydı kredi maliyetinin daha az olabileceğini, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 57 nci ve 58 … maddesi gereği kartel faizi sebebiyle meydana gelen zararının 3 katının tarafına ödetilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı Bankanın 21 Ağustos 2007 ve 22 Eylül 2011 arasında kartel faizi uygulamak suretiyle tarafına verdiği zararın 3 … için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin kredi kullanım tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; doğrudan kredi hizmeti ile ilgisi olmayan Rekabet Kurulu kararının yargısal yönden kesinleşmediğini, karar düzeltme yoluna başvurulduğunu, davanın mevsimsiz açıldığını, Kurul kararının mevduat hizmetleri ve konut kredisi refinansman SMS’leri ilgili olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bir zararın bulunmadığını, 12 bankanın farklı eylem iddiaları ile cezaya maruz kaldığını, iddia edilen eylemin fiyatlara yansımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararı ile aralarında davalının da bulunduğu 12 adet bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda faiz karteli oluşturduğunun tespit edildiği, davalının açtığı para cezasının iptali davası reddedilmişse de idare mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği, davacının, davalı Banka’dan 18.12.2007-18.03.2014 tarih aralığında 4 adet aylık eşit taksitli ve 8 adet rotatif ticari kredileri kullandığı, Rekabet Kurulunca davalının da yer aldığı 12 finans kurumunun mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesini ihlal ettiklerine hükmedildiği, 2011 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safı gelirlerinin takdiren %0.6 oranında olmak üzere davalıya idari para cezası verildiği, davalı Banka’nın rekabete aykırı uygulamalar içinde olduğu kabul edilerek Kurulca idari ceza uygulanmasına neden olan eylemlerinin re-finansman’a yönelik SMS mesajları ve mevduat faiz oranına ilişkin olduğu, Kurul kararında dava konusunu oluşturan ticari kredi faiz oranına yönelik olarak davalının rekabete aykırı uygulamalar içinde olduğuna dair herhangi bir iddia ve/veya delile yer verilmediği, ticari işlerde faiz serbestisinin geçerli olduğu, faiz oranının taraflarca serbestçe tayin edilebileceği, davacının kullandığı ticari kredilerin faiz oranları açısından kartel faizi uygulanmadığı, Kurul kararına konu edilen rekabete aykırı uygulamalar nedeniyle davacının herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Rekabet Kurulunun 13-13/198-100 sayılı kararıyla yürüttüğü soruşturmada 12 banka arasında rekabeti sınırlayıcı anlaşmayla kredi faizlerini piyasada oluşacak faiz oranlarının üzerinde belirlediğini saptadığını, müşterilerden kartel faizi almalarının … bir süreçte devam ettiğinin tespit edildiğini, uzlaşmaya taraf olan teşebbüslerin her birinden bilgi ve belge edinilme zorunluluğunun bulunmadığı, birinde yapılan incelemelerde elde edilen delillerin ihlalin tüm tarafları için geçerli olacağını, ihlal için yazılı beyana ihtiyaç olmadığının belirtildiğini, davalı ile diğer bankaların rekabeti bozucu uyumlu eylemlerinin, centilmenlik anlaşması yapmış olmaları ve bu durumu … bir süreçte sürdürdükleri dikkate alındığında münferit, sadece belirli bankacılık işlemlerine hasrederek gerçekleştirdiklerinin kabul edilemeyeceğini, Rekabet Kurulunun rekabetin bozulduğunun kabulü için somut anlaşma olmadan dahi uyumlu eylemlerin varlığını yeterli saydığını, davalının sadece mevduat faizleri ve refinansman SMS’leri ile ilgili yazışmaların tespit edilmesinin diğer kredi faizlerine ilişkin anlaşmaya dahil olmadığı anlamına gelmeyeceğini, davalının gecelik kredilere ve rotatif kredilere ilişkin … ve … ile ilgili bilgilere sahip olduğunun ifade edildiğini, diğer tüm bankalarla da uyumlu eylemlerde davranarak, kartel faizi oluşturduğunun gözler önüne serildiğini, rotatif kredilere ilişkin ihlalinin varlığının tespit edilip belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve hüküm kurmaya elverişli rapor içeriğine göre, Rekabet Kurulu kararında, bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz belirledikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredileri olduğu, ticari kredilerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurul’un 12 banka arasında rekabeti sınırlayıcı anlaşmayla kredi faizlerini piyasada oluşacak faiz oranlarının üzerinde belirlediğini saptadığını, bu bankaların uyumlu eylemlerle centilmenlik anlaşmalarını ve müşterilerden kartel faizi almalarının … bir süreçte devam ettiğini tespit ettiğini, uzlaşmaya taraf olan teşebbüslerin her birinden bilgi ve belge edinilme zorunluluğunun bulunmadığı, birinde yapılan incelemelerde elde edilen delillerin ihlalin tüm tarafları için geçerli olacağını, ihlal için yazılı beyana ihtiyaç olmadığının belirtildiğini, davalı ile diğer bankaların rekabeti bozucu uyumlu eylemlerinin, centilmenlik anlaşması yapmış olmaları ve bu durumu … bir süreçte sürdürdükleri dikkate alındığında münferit, sadece belirli bankacılık işlemlerine hasrederek gerçekleştirdiklerinin kabul edilemeyeceğini, tüm bankaların tüm bankacılık hizmetleri yönünden sürekli iletişim içinde bulunup faizleri karşılıklı kararlaştırdıklarını, Rekabet Kurulu’nun rekabetin bozulduğunun kabulü için somut anlaşma olmadan dahi uyumlu eylemlerin varlığını yeterli saydığını, davalının sadece mevduat faizleri ve refinansman SMS’leri ile ilgili yazışmaların tespit edilmesinin diğer kredi faizlerine ilişkin anlaşmaya dahil olmadığı anlamına gelmeyeceğini, davalının gecelik kredilere ve rotatif kredilere ilişkin … ve … ile ilgili bilgilere sahip olduğunun ifade edildiğini, diğer tüm bankalarla da uyumlu eylemlerde davranarak, kartel faizi oluşturduğunun gözler önüne serildiğini, rotatif kredilere ilişkin ihlalinin varlığının açıkça tespit edilip belirlendiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

2. 4054 sayılı Kanun’un 57 ve 58 … maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.