Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/5704 E. 2024/202 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5704
KARAR NO : 2024/202
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/444 Esas, 2021/726 Karar
TEMLİK … DAVALI : … vekili
Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kabulü
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Temlik … davalı vekili

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın davacı şirketin ciranta olarak gösterildiği çeke dayanarak icra takibi başlattığını, çekteki ciranta imzasının davacıya ait olmadığını belirterek takibe konu çekten dolayı davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; imza inkarının davalı bankaya yöneltilemeyeceğini, çekin dava dışı şirket tarafından kredi borcuna karşılık ciro edilip verildiğini, bankanın iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda alınmış olan ikinci bilirkişi raporu ile de dava konusu edilen ve İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2014/21401 E. sayılı dosyası üzerinden icraya konan çekteki birinci ciranta imzasının, davacı şirket temsilcisine ait olmadığı anlaşıldığından imzaların istiklali prensibi kapsamında ve imza sahteliği def’inin mutlak bir def’i olarak herkese karşı ileri sürülebilecek bir def’i olması ve imzanın inkârı hâlinde imzanın inkâr eden borçluya aidiyetini ispat külfeti davalı alacaklıda olmasına rağmen dosya kapsamı ile davalı inkâr edilen çekteki birinci ciranta imzasının davacıya aidiyetini ispat edememiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2014/21401 E. sayılı takip dosyasına konu alacak bakımından borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı bakımından iptaline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik … davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 25.01.2023 tarihli ve 2022/205 E., 2023/535 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik … davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle: Mahkemenin ilk kararının yalnız kanaat bildiren … rapor doğrultusunda karar verildiğinden bozulduğunu, ancak bozma sonrası alınan raporda da kanaat bildirilmediğini, davaya konu çekin keşide tarihinden öncesi ve sonrası tarihlerine yakın davacının resmi kurumlar önünde atmış olduğu samimi imzaları içerir ve mukayesede kullanılacak yeterli nitelikte belgelerin dikkate alınmadığını, dolayısıyla hükme esas alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, takibe konu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Temlik … davalı … Yönetimi A.Ş harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen temlik … davalı …Ş’den alınarak hazine’ye gelir kaydedilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.