YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1947
KARAR NO : 2024/77
KARAR TARİHİ : 09.01.2024
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/547 Esas, 2022/821 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM :Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından başlatılan takibe dayanak çeklerde ilk ciranta imzasının müvekkiline ait olduğunu ancak müvekkilinin lehdar şirketin yetkili temsilcisi olmayıp çeklerin keşide edildiği tarihte dava dışı keşideci şirket çalışanı olduğunu, çeklerin zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasıflarını yitirdiklerini ileri sürerek takibe konulan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının çeklerdeki ilk ciranta imzalarının kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, borçlu olmadığını kanıtlama yükümlülüğü olan davacının borçtan şahsen sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre 21.11.2017 tarihli ve 2016/552 E., 2017/915 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarih, 2018/709 E. ve 2019/3430 K. sayılı kararı ile mahkemece usuli kazanılmış haklar dikkate alınmadan ve bozma ilamı gözetilmeksizin yanılgılı gerekçelerle karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 29.11.2022 tarih, 2019/547 E. ve 2022/821 K. sayılı kararı ile bozma ilamı gereğince tarafların tanıklarının dinlendiği, mali müşavir, tekstil mühendisi ve tekstil sektör uzmanı bilirkişilerinden oluşan kurula aldırılan raporda, dava konusu olan 17.000 adet tekstil ürünün niteliklerinin belirsizliği nedeniyle … piyasa şartlarındaki fiyatının tespitinin mümkün olamayacağı, dosyada bulunan faturalardaki en düşük fiyat ve tanık anlatımlarına göre 17.000 adet ürünün bedelinin 122.074,62 TL olacağı kanaatinde olduklarını rapor ettiği, dosyaya aldırılan bu raporun, dosyadaki protokol, faturalar, gelen cevabi yazılar ve tanık anlatımları ile uyumlu olduğu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edildiği, davacının davalıya verdiği toplam 199.800,00 TL bedelli çeklerden hiç ödeme yapmamış olması, başka nakit ödemenin olmaması davacının ödeme olarak davalıya verdiği 17.000 adet tekstil ürünün bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere satış tarihindeki en düşük fiyattan satılması halinde 122.074,62 TL edeceği ve bu fiyat üzerinden nakde çevrilmiş olduğu kabul edilerek, 6 adet çek bedeli olan 199.800,00 TL den düşülmesi sonucunda, davalının davacıdan 77.725,38 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dosyasına sunulan tüm bilirkişi raporlarının lehlerine olduğunu, bozma ilamı uyarınca ürün bedellerinin tayini için … bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve 21.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığı tespit edilmesine rağmen mahkemece rapor görmezden gelinerek hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, mahkemenin en düşük ürün bedeli üzerinden değerlendirme yapmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu edilen kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.