YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/13835
KARAR NO : 2010/18893
KARAR TARİHİ : 09.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevde yetkiyi kötüye kullanma
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı CYY.nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
5237 sayılı Yasanın 257. maddesinin 1. fıkrasındaki görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu; kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ve bu aykırı davranış nedeniyle, kişilerin mağduriyetinin, kamu zararının ya da kişilere haksız kazanç sağlanması sonucunun ortaya çıkmasıyla oluşur .Somut olayda posta memuru ve muhtar olan Sanıkların usulsüz tebligatla asliye hukuk mahkemesinde görülmekte olan tapu iptal davasının kesinleşmesine sebebiyet vererek, kişilere haksız kazanç sağladıkları ve görevlerini bu nedenle ihmal ettikleri iddiasıyla açılmış olup,sanık …’a atılı görevi kötüye kullanma suçundaki zarar unsuru, kamu zararı yönünden değil, kişilere haksız kazanç sağlama koşulu yönünden tartışılmalıyken mahkeme tarafından CYY.nın 231/6. maddesinde öngörülen kamunun zarara uğratılması ve zararın giderilmesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları içinde değerlendirmeye tabi tutulması hukuka aykırılık oluşturmuş olup suçun mağdurlarının somut olarak belirlediği ve istediği bir tazminatın bulunmayıp, adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan sanık hakkında takdir edilen özgürlüğü bağlayıcı cezanın iyi hali kabul edilerek paraya çevrilmesi karşısında, “mağdurlara ve kamuya ait zararı karşılamadıkları” biçimindeki yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun fakat farklı gerekçeyle sair yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.