YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4895
KARAR NO : 2012/6309
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vd. vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 02/07/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ve davacılar taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalı taraflarından temyiz edilmiştir.
Davacılar, aynı kat komşusu olan davalının komşuluk ilişkilerine yakışmayan davranışlarda bulunduğunu, evlerinin önündeki çiçek ve saksılara zarar verdiğini, kapı eşiğindeki ayakkabıları aşağı attığını ve parkta duran araçlarını çizdiğini belirterek bu eylemler nedeniyle stres ve endişe yaşadıklarından ayrı ayrı manevi tazminat istemişlerdir.
Davalı taraf, evin en üst katında, davacılar ile aynı katta oturduklarını davacıların devamlı bina koridoruna ayakkabı çıkarmak, çocuk bisikleti koymak, mutad dışı çöp bırakmak, çiçeklik yaparak çiçek koymak suretiyle kendi dairesine geçişini engelledikleri, bunların yapılmaması konusunda Kat Malikleri Kurulu Kararları alınmasına rağmen davacıların bunlara uymadıklarını, ceza mahkemesinde mala zarar verme suçundan mahkum olmuşsa da, bu nedenle ne maddi ne manevi zararın doğmadığını savunmuştur.
Yerel mahkeme, davalının davacıların eylemini yasal yollardan önlemesi gerekirken mala zarar vermek suretiyle gerçekleştirdiğinden mala zarar verme davasında malına zarar verilen davacı …’ın manevi zarara uğradığını belirterek davayı bu davacı yönünden kısmen kabul etmiştir.
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif bir eksilmedir. Duyalan acı çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 241), isme saldırı (TMK 261), nişan bozulması (TMK 121), evliliğin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik hakkının zedelenmesidir. (BK 49)
TMK’nın 24 ve BK’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalının davacılara ait bina önündeki ayakkabıları atması, çiçek ve saksılara zarar vermesi eylemleri ile mala zarar verme suçunu işlemişse de, bu zararlar davacıların yaralanmasına, yakınların ölümüne neden olmadığı gibi iç huzuru bozacak nitelikte olgular olmadığından ve manevi zararın koşullarını düzenleyen BK’nun 49. maddesine göre eşya zararı kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olmadığından manevi tazminat isteminin tümden reddi gerekirken kısmen kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.