YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7773
KARAR NO : 2012/11476
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat …tarafından, davalı … Gaz. ve Mat. A.Ş ve diğeri aleyhine 19/11/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı … davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı, davalıların hukuka aykırı olarak yaptıkları yayın nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürmek suretiyle manevi tazminata ve karar özetinin de yayınına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde hakimin tazminatın ödenmesi yerine diğer bir yaptırıma veya ilave bir yaptırımı öngören bir karar verebileceği gibi, saldırıyı kınayan bir hükümde kurabileceği öngörülmüştür. Medeni Kanunun 4. maddesinde ise yasanın takdir hakkı tanıdığı durumlarda hakimin, somut olaydaki olguları gözeterek hak ve adalete göre karar vereceği düzenlenmiştir.
Açıklanan bu düzenlemeye göre hakimin davaya konu olan uyuşmazlıkların çözümünde, belirleyecek yaptırımın türünü serbestçe takdir edebileceği ancak bu yaptırımın somut olay itibariyle hak ve adalete de uygun olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu edilen olayda, mahkemece tazminatın hüküm altına alınması ile davalıların hukuka aykırı eylemlerinin sabit olduğu belirlenmiş, böylece hem hukuka aykırılığın saptanmış olması hem de yararına tazminata hükmedilmekle davacının tatmin duygusu sağlanmış bulunmaktadır. Somut olayın özelliğine ve Borçlar Kanunu’nun 49/2. maddesindeki ölçüler esas alındığında ayrıca hüküm özetinin yayınına da karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK.’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de yayınlanan trajı en yüksek 3 gazeteden birinde ve İzmir’de trajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına ” sözcük dizisinin çıkarılmasına ve kararın bu düzeltilmiş biçimi ile ONANMASINA, davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının ise (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.