YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/12906
KARAR NO : 2010/18757
KARAR TARİHİ : 10.11.2010
Yayın yoluyla hakaret suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/09/2007 tarihli ve 2007/370-2007/60 sayılı kararını müteakip, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2007 tarihli ve 2007/1027-2007/1079 sayılı kararıyla mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi üzerine ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosyanın gönderildiği ortak yüksek görevli mahkeme sıfatıyla Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesince. Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına dair verilen, 03/01/2008 tarihli ve 2008/31 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 18.04.2010 gün ve 24969 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bila tarih, 2010/100788 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16/07/2008 tarihli ve 2008/7210-16565 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere;
Yasa yararına bozma isteyen tebliğnamede; “T.C. Anayasasının 37. maddesinde “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka birmerci önüne çıkarılamaz.”, 142. maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi veyargılama usulleri kanunla düzenlenir.”, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3/1. maddesinde”Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.”, 4/1. maddesinde “Davaya bakan mahkeme, görevliolup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında rc’sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır.”, 5/1. maddesinde “iddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.”, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 27. maddesinin 1. fıkrasında “Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür.”, 2. fıkrasında ise “Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar ikrinumaralı mahkemede görülür.”, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 307/1. maddesinde “Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur.”, anılan Kanun’un 308. maddesinde “Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır… 4) Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi” hükümlerinin yer aldığı;
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca, 12/07/2007 tarihli, 302 ve 16/07/2007 tarihli, 309 sayı ile, Bağcılar Adliyesinin Bakırköy Adliyesiylc birleştirilmek üzere kapatılmasına ve Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nden devren gelen işlerin Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin esasına kaydı ile bu mahkemede görülmesine karar verildiği, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun anılan kararlarının göreve ilişkin yasa hükümlerini yürürlükten kaldırma niteliği taşımadığı, birleştirilen iki adliyenin mahkeme ve iş sayısı ile dosya dağılımını düzenlemeye yönelik olduğu ve mahkemelerin görevlerinin kanunla belirlenmesine ilişkin anayasal ve yasal kuralların idari nitelikte bir işlemle değiştirilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşülüdü :
Mahkemelerin görev alanları Anayasal ve yasal düzenlemelerle belirlenmiş ve kişiler için bir güvence olarak öngörülmüştür. Anayasanın 37/1. maddesi uyarınca; “hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz”. Anayasanın 142. maddesine göre de “mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulü kanunla düzenlenir.” Aynı doğrultudaki 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 3/1. maddesi gereğince “mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.'” Diğer taraftan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesi uyarınca; “her şahıs, …kanuni bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının dinlenmesini isteme hakkına sahiptir.”
Belirtilen Anayasal ve yasal düzenlemeler ile Sözleşme hükümleri, demokratik ve hukuka bağlı bir devlet düzeninde kişiler için bir güvence olarak öngörülen ‘doğal/yasal yargıç’ ilkesi’ nin ve ‘ adil yargılanma hakkı’ nın’ bir gereğidir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yukarıda sözü edilen kararlarıyla Bağcılar Adliyesinin Bakırköy Adliyesiyle birleştirilmek üzere kapatılmasına ve Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesinden devren gelen işlerin Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verilmesine karşın, 5187 sayılı Basın Yasasının 27/2. maddesinde, basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu kanunda öngörülen suçlara ilişkin yetkili mahkemenin özel olarak düzenlenerek, bir yerde birden fazla asliye ceza mahkemesinin bulunması durumunda 2 numaralı mahkemenin bu tür suçlarda yetkili olacağına ilişkin özel yetki kuralı getirilmesi ve mahkemelerin birleştirilmesine ilişkin idari kararların yasadan kaynaklanan yetki hükmünü ortadan kaldıramayacağı gözetilerek, yasaya uygun bulunan Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararına itirazı inceleyen merciin itirazın reddi yerine, kabul ederek görevsizlik kararını kaldırmış olması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY’nın 309/4-a. maddesi uyarınca; merci Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 3.1.2008 tarihli ve 31 değişik iş sayılı kararının YASA YARARINA BOZULMASINA, bozma doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin merci mahkemesince yerine getirilmesine, 10.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.