YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1298
KARAR NO : 2023/9060
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davadışı … Asfalt şirketi ile davacı 3. kişi şirket arasında düzenlenen kira sözleşmesi kapsamında ticari ilişki olduğu, haczedilen malın mülkiyetinin davacı 3. kişi şirkete ait olduğu ve … Asfalt şirketine kiralandığı, SGK kayıtlarında davalı borçlu …’in davadışı … Asfalt şirket çalışanı olduğu, davacı 3. Kişi şirketin SGK kayıtlarında davalı borçluların bilgilerine rastlanmadığı, davacının istihkak iddiasını ispatladığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş , karara karşı davalı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun haciz sırasında hazır bulunduğu anlaşılmış ise de davacı 3.kişi şirketle tesis kira sözleşmesinin tarafı olan davadışı … Asfalt …Ltd. Şti’nin yetkilisi olduğu, davalı vekili tarafından borçlular ve davacı şirket arasında organik bağ bulunduğu iddiasında bulunulmamış olup dava dışı … Mim..Ltd. Şti ile borçlular arasında organik bağ bulunduğunun ileri sürüldüğü, dava konusu mahcuzun Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı teşviki ile davacı şirket tarafından ithal edilmiş olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı vekili tarafından temyize başvurulmuştur.
Davacı 3.kişi şirket, kendisine ait mahcuzun (plent tesisinin) kiralanması konusunda davadışı … Asfalt şirketi ile 01.05.2014 tarihli Tesis Kira Sözleşmesi yapıldığını ve tesisin kiracı … Asfalt şirketine teslim edildiğini iddia etmiş ise de, haciz mahallinin davacı 3.kişinin veya davadışı … Asfalt şirketinin ticaret sicilde kayıtlı adresi olmadığı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli 12.04.2017 tarihli haciz tutanağında “mahalde … isimli borçlunun, ofis olarak kullanılan masada oturduğu görüldü. Kimlik ibraz etmedi ancak öncesinde alacaklı vekili ile borca ilişkin konuşma yaptığı, sonra işyerinin … Mimarlık olduğunu, kendisinin fatura alamaya geldiğini, imza atmayacağını, burada olduğu konusunda tutanak tutulmamasını isteyerek haciz mahallinden ayrılmıştır.” şeklinde ifadelere yer verilmiş, davadışı … Mimarlık şirketinin muhasebecisi olduğunu beyan eden şahıs haciz sırasında hazır bulunmuştur. Yine 26.5.2017 tarihli kolluk tutanağında, 2017 yılı itibariyle adreste … şirketinin faal olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda haciz tutanağı içeriğine ve kolluk araştırma tutanağına göre mahcuzun davadışı … şirketine ait şantiyede bulunduğunun kabulü gerekmiştir. Davadışı … şirketi, borcun doğumundan sonra kurulmuş, tek ortağı Ezel …’in borçlu …’in kızı olduğu, diğer borçlu …’in de kardeşi olduğu anlaşılmıştır. Borçlulardan …’in de; davacının delil olarak dayandığı kira sözleşmesinin tarafı olan davadışı … Asfalt şirketinin tek ortağı olduğu görülmüştür. Davadışı … şirketinin ortakları olmadığı halde 12.4.2017 tarihli haciz sırasında borçlu …’in haciz mahallinde hazır bulunduğu 24.4.2017 tarihli haciz sırasında ise borçlu …’in haciz mahalline geldiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iddialarının ispatı için incelenen ticari defterlerinin kapanış kaydı bulunmaması nedeni ile sahibi lehine kesin delil olma özelliğine sahip olmadığı değerlendirildiğinde borçlu ve organik bağ içinde bulunduğu davadışı … Asfalt şirketi ile davacı 3.kişi şirket arasında mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerekir. Davacı 3.kişi ile borçlu arasında muvazadan ari şekilde kira sözleşmesi yapıldığı ispatlanamamıştır.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ:
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
4. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.