Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/14068 E. 2013/25666 K. 26.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14068
KARAR NO : 2013/25666
KARAR TARİHİ : 26.12.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2011/404-2013/92

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalı işverene ait işyerinde 10.01.1995 günü çalışmaya başladığı yönünde hakkında düzenlenen 1995 yılının 1. dönemine ait sigorta primleri bordrosu davalı Kuruma verilen davacının bahse konu bordroyla 10.01.1995-05.04.1995 tarihleri arasında 81 günlük bildiriminin gerçekleştirildiği anlaşılmakta olup, 25.11.1994-31.05.1995 döneminde hizmet akdine dayalı olarak ara vermeksizin geçmesine karşın Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespiti istemli olarak 07.06.2011 tarihinde açılan işbu davada mahkemece yapılan yargılama sonunda, istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun “Prim Belgeleri” başlığını taşıyan 79. maddesinin onuncu fıkrasında, yönetmelikle belirlenen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca saptanamayan sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak (5) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilâm ile kanıtlayabildikleri takdirde, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının göz önünde bulundurulacağı açıklanmış olup, anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Fıkrada öngörülen hak düşürücü süre uygulamasında, hizmetin ara vermeksizin kesintisiz gerçekleştiği durumlarda, çalışmanın sona erdiği (işten çıkış yapıldığı) yılın sonuna karşılık gelen 31 Aralık gününden başlayarak (5) yıllık sürenin hesaplanması gerekmektedir.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, 31.12.1995 tarihinden itibaren (5) yıl içerisinde açılmayan işbu davada 10.01.1995 günü çalışmaya başlanıldığına ilişkin dönemsel sigorta primleri bordrosunun varlığı karşısında, anılan tarih (10.01.1995) öncesine ilişkin istemin hak düşürücü süreye uğradığı belirgindir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu istemin aynen hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı … Kulübünün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalı …’ne iadesine, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.