Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/28371 E. 2023/11065 K. 27.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28371
KARAR NO : 2023/11065
KARAR TARİHİ : 27.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/154 E., 2015/519 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık … müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/154 Esas, 2015/519 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan aynı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık … hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafinin temyiz isteği, bilirkişi raporunda çeklerin üzerinde sanığın eli ürünü olmadığının sabit olduğu,…’ın çalıntı ya da kayıp müracaatı yapmadığı, …’ın müvekkiline pek çok sayıda çek verdiği, daha önceden verilen çeklerin ödendiği, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, kararı temyiz ettiği, kararın bozulmasına ilişkindir.
2.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık … hakkında verilen beraat hükümlerini temyizine, sanık hakkında da mahkûmiyet hükümleri verilmesine ilişkindir.
3.Katılan vekilinin temyiz isteği, hem verilen beraat hükmünü hem de mahkûmiyet hükmündeki lehe uygulamaları temyiz ettiğini, sanıklar arasında sürekli ticari bir ilişki olduğunu, kararların bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların iştirak halinde sahte imzalı çek düzenleyerek sanık …’ın katılandan satın aldığı ürünlere karşılık katılana sahte imzalı çek vermek suretiyle ve sonradan diğer sanık …’in de bu çekteki imzaya itiraz etmek suretiyle, katılanın alacağını sonuçsuz bırakmak ve tahsil etme imkanını ortadan kaldırma gayesi ile hareket ederek kendilerine haksız menfaat temin edip katılanı dolandırdıkları ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; bilirkişi raporunda; çekteki imzanın firma yetkilisi …’e ait olmadığının tespit edilmesi üzerine katılanın sahte keşideci imzalı bu çekten dolayı sanık … hakkında şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturmada, Savcılıkça alınan 21.01.2015 ve 19.03.2015 tarihli kriminal ekspertiz raporlarında; çekteki keşideci imzaları ile ön yüzündeki yazıların sanık … ve … elinden çıkmadığı, keşideci imzasının … elinden çıkmayıp gerçek imzalarının model alınması suretiyle sahte olarak atıldığı bildirildiği, her ne kadar çekteki keşideci imzasının kime ait olduğu somut olarak tespit edilememiş ise de sanık …’nin bu çeki ticari alışverişte kullandığı ve çeki diğer sanık …’nın savunmasının aksine sanık … ‘dan aldığını ispatlayamadığı, çekteki imzanın sanık …’a ait olmaması ve sanık … tarafından kullanılmış olması gözetildiğinde sanık …’nin savunmalarının kendisini cezalandırılmaktan kurtarmaya yönelik savunmalar olduğu, sanık …’ın sanık … ile birlikte hareket etiğine dair savunmasının aksine delil bulunmadığı gerekçeleriyle mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Sanık …’in savunmalarında diğer sanık …’a zaman zaman nakit ve çek vermek suretiyle yardımcı olduğunu, adı geçenin almış olduğu çekleri borcuna karşılık kendisine verdiğini, kendisinin de sanık …’ın ticari hayatını sürdürebilmesi için zaman zaman küçük meblağlarda çekler verdiğini, ancak suça konu çeki kendisinin vermediğini, ne şekilde sanığın eline geçtiğini bilmediğini, kendisinin verdiği başka çekleri ödediğini ancak bu çekin elinden rızası dışında çıktığından hakkında icra takibi yapılması üzerine haberdar olduğunu bildirdiği, diğer sanık …’ın da çeki diğer sanık …’den aldığını, adı geçenle ticari ilişkileri olduğu gibi, zaman zaman kendisine verilen yüksek meblağlı çekleri adı geçene verip karşılığında küçük miktarlı çekler aldığını, suça konu çekin de bu çeklerden olduğunu ve sanık …’in iş yerinde bizzat kendisinden aldığını fakat imzalı almış olabileceğini savunduğu, ayrıca sanık … müdafii temyiz dilekçesinde sanıktan aldığı başka çekleri de tek tek belirtip aynı şekilde sanık … tarafından bu çeklerdeki imzaların da inkar edilerek ödenmediğini ve bu çeklerden … … isimli şahsa verdiği çekin sanık … tarafından verildiğine adı geçenin tanık olduğunu beyan etmesi ve çeklerin üçüncü bir şahsa imzalatılarak verilmesi olasılığının bulunması karşısında; sanık …’in kendisinin verdiğini kabul ettiği dosyaya yansıyan 1.500,00 TL lik çeki de ödememiş oluşu, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde birden fazla çekin sanık … tarafından verildiği belirtilip bu çeklere karşı da imza inkarında bulunduğu iddia edilip, tanık da gösterilmesi karşısında iddianın doğruluğu halinde bu çeklerin elinden rızası dışında çıkmasına rağmen sanık …’in ödemeden men talebinde bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı ve sanık …’ın savunmasını doğrular nitelikte bir delil olacağının anlaşılması karşısında; sanık …’in keşideci görünüp, sanık … tarafından ciro ve/veya teslim yoluyla üçüncü kişilere verilen ve sanık … tarafından imza inkarında bulunulan çeklerin diğer sanık …’tan tek tek sorularak, ilgili bankalara sorulmak ve takip yapılması halinde ilgili icra dosyaları getirtilmek suretiyle tespitinden ve varsa bu hususa ilişkin tanık ya da tanıklar dinlendikten sonra; sanık …’e diyeceklerinin sorulması, bu çeklerin elinden rızası dışında çıktığını savunması durumunda ödemeden men girişiminde bulunup bulunmadığı, bulunmuşsa bu hususun araştırılması, bulunmamışsa nedeni saptandıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hükümler tesisi,
Kabule göre de;
2.Suç tarihinin malların teslim tarihi olan 24.04.2013 olduğu halde gerekçeli karar başlığında “15.07.2013” olarak yazılması
3. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra yeni suçun işlenmiş olması gerektiği; sanığın adli sicil kayıtlarına göre tekerrüre esas alınan ilamın suç tarihinden sonra kesinleştiği gözetilmeyerek sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.