YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10026
KARAR NO : 2023/7939
KARAR TARİHİ : 04.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/192 E., 2015/318 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2015/192 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası,
62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Sadece mağdurun beyanına göre suçun sabit görüldüğüne, Adli Tıp Kurumundan gelen raporda mağdurun on beş yaşından büyük olduğu belirtilmesine rağmen mağdur on beş yaşından küçük kabul edilerek cezalandırma yoluna gidildiğine, Mahkemenin usul ve kanuna aykırı kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesi: “Her ne kadar sanık bizzat mahkememize verdiği ve sorgu sırasında verdiği ifade de sadece mağdure ile seviştiklerini, cinsel ilişkiye girmediğini beyan etmiş, sanık müdafii de sanığın katılan mağdure ile ilişkiye girmediğini, yüzeysel sevişmeden ibaret bulunduğunu, mağdurenin yaşının 15 ten büyük olduğunu, sanığın beraatini aksi halde TCK’nun 104/1, 31/3, 62 maddelerinin sanık lehine uygulanmasını talep etmiş ise de ; katılan mağdurenin aşamalarda detay içeren istikrar arzeden eylemin gerçekleşme şekli hususundaki beyanına, bu beyanını destekleyen tanıkların özellikle SSÇ tarafından gönderilen fotoğrafların gördüklerine ve katılanın ilişkiye girdiğini söylediğine ilişkin beyanı ile Suça Sürüklenen Çocuğun olayın sıcağı sıcağına müdafii huzuruyla verdiği mağdure ile cinsel ilişki yaşadığına ve mağdurenin çıplak fotoları kendi facesine attığına ilişkin beyanına, doktor raporuna, mernis doğum tutanağına, kemik yaşı raporuna ve katılan mağdurenin huzurda belli olan fiziki görünüm tarzından edinilen intibadan da açıkça anlaşılacağı üzere SSÇ ile katılan mağdurenin daha önce faceden tanışıp arkadaş olup tanıştıkları, olay günü buluşarak SSÇ’nin evlerine yakın bölgedeki piknik yapılan … alanda ilişkiye girdikleri, SSÇ’nin Savcıya verdiği ifadededen sonra cinsel birliktelik nedeniyle alabileceği ceza miktarından mütevellit mağdurenin yaşını 15 ten büyük olarak bildiği yolunda savunmada bulunup ilişkiye girmediği yolunda tüm celselerde savunmada bulunduğu, mağdurenin hem kaldığı yeri bilen, hem sosyal medyada fotoğrafını gören, hem de buluştuğu esnada halen duruşmada bulunduğu hali ile fiziksel görünümü itibariyle 15 yaşından küçük görüntü veren mağdurenin yaşı bakımından büyük olduğunu bildiği yolundaki ve aksi yöndeki sair savunmasına kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olarak yapması nedeniyle itibar edilmeyerek tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın 15 yaşından küçük olduğunu bildiği katılan mağdure ile rızası dahilinde vajinal yoldan ilişkiye girerek üzerine atılı 15 yaşından küçük mağdureye karşı organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılmakla rızaya dayalı olarak eylemin gerçekleştirilen şekline göre müsnet suçtan sanığın eylemine uyan TCK’nun 103/2 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan olmak üzere cezalandırılmasına, yaşı küçük sanık lehine zorunlu ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına” karar vererek hüküm kurmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılama sırasında mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının araştırılması için Bandırma Devlet Hastanesinden alınan 18.05.2015 günlü sağlık kurulu raporunda 04.08.2015 tarihi itibarıyla kemik yaşının on beş – on beş buçuk yaş ile uyumlu olduğunun belirtilmesi karşısında mağdurenin suç tarihinde on beş yaşını tamamlayıp tamamlamadığı hususunda tereddüt oluştuğundan öncelikle doğum tarihinin tashihine engel bir hal bulunup bulunmadığı araştırılıp, engel hal yoksa 5271 sayılı Kanun’un 218 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümle birlikte yaş tashihine karar verildikten sonra, buna göre olay tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdureye karşı gerçekleştiği kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2015/192 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.