Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/9494 E. 2023/7957 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9494
KARAR NO : 2023/7957
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/284 E., 2015/197 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/197 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun olaydan bir gün sonra alınan devlet hastanesi raporunda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmemiş olduğu raporunun bulunduğuna, suça sürüklenen çocuğun olaydan iki yıl sonra alınan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmiş olduğuna dair rapora dayanılmasının hukuka aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince ”Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Suç tarihinde yurt görevlilerince serilmeyen nevresim takımlarının yataklara serilmesi hususunda katılan …’ın farklı odada kalan S.S.Ç …’ten yardım istemesi üzerine …’in …’ın odasına gelerek çarşafların serilmesi hususunda …’a yardım ettiği, bu sırada odada … ve … dışında tanık olarak ifaddesine başvurulan … isimli öğrencinin de bulunduğu, …’ın …’in kucağına oturduğu,…’in …’a “pantolonunu indir “demesi üzerine …’ın pantolonunu ve iç çamaşırını indirerek yatağa yüz üstü uzandığı, sonrasında …’in kendi pantolonunu ve iç çamaşırını indirerek mağdurun üzerine uzandığı, …’in cinsel organını …’ın poposuna soktuğu, …’ın acı duyması ve bağırması üzerine …’in eylemine son verdiği ve üzerinden kalktığı, mağdurun anüs bölgesinden bir miktar kan geldiği,böylece birbirleri ile uyumlu mağdur beyanı, suça sürüklenen çocuğun ikrarı, olay sırasında odada bulunan tanık …’ın anlatımı ve mağdur hakkında alınan 20/11/2013 tarihli Kastamonu Münif İslamoğlu Hastahanesinde çocuk cerrahi uzmanı tarafından muayenesi sonucu düzenlenen mevcut bulguların livata ile uyumlu olduğu şeklindeki adli raporu ile SSÇ …’un suç tarihinde 7 yaşında bulunan mağdur …’a karşı ruh sağlığını bozacak şekilde organ sokmak suertiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüştür.” gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi Kanun’un suça sürüklenen çocuğun lehine olmasına karşın 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş uygulanan kanun maddesinin ceza miktarı itibarıyla hükmolunan cezayı değiştirmediği nazara alındığında Mahkemece yapılan hukuki nitelendirmenin eleştirilmesiyle yetinilmiştir. Yapılan eleştiri dışında yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/197 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.