YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1991
KARAR NO : 2020/9459
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait öğretmenevinde 2010 yılının Eylül veya Ağustos aylarında garson olarak çalışmaya başladığını, 16 ay çalıştığını, … sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, … bayram ve genel tatil alacakları, kendisine kötü davranılması nedeni ile tazminat ve öğretmenevi müdürüne elden ödenen paranın tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Öğretmenevine İzafeten Milli Eğitim Bakanlığı vekili, davacının kendi işçileri olmadığını, yemek firması çalışanlarına refakat ettiğini ancak öğretmenevinde çalışmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine karar, Dairemizce özetle ve sonuç olarak;
“1- Taraflar arasında davacının davalı işçisi olarak çalışıp çalışmadığı ve çalışma tarihleri ile ilgili uyuşmazlık vardır.
Davacı dava dilekçesinde ” 2010 yılının Eylül veya Ağustos aylarında” çalışmaya başladığını ve 16 ay kadar çalıştığını idda etmiş, davalı ise davacının kendi işçileri olmadığını savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının dava dilekçesinde açıkladığı tarihler ile öğretmenevi müdürünün kendisini tehdit etitiğine yönelik şikayetine konu cezai soruşturma kapsamında alınan beyanında bahsettiği çalışma sürelerinin farklı olduğu, belirtilip soruşturmada belirttiği çalışma süresine itibar edilerek 10/03/2012-10/09/2013 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilmiştir.
Davacı söz konusu soruşturma sırasındaki 26/09/2013 tarihli beyanında “davalı işyerinde 1,5 yıl çalışıp yaklaşık 15 gün önce işten ayrıldığını” açıklamıştır.
Dosyada mevcut Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında davacının iddiası ve Mahkeme kabulüne konu dönemlerde çalışma kaydı olmadığı görülmüştür. Yine davacı tanıkları da davacının açıkça hangi tarihlerde ne şekilde çalıştığına değinmemişlerdir.
Açıklanan mevcut delil durumuna göre davacının 0/03/2012-10/09/2013 tarihleri arasında çalıştığının kabulü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Öte yandan davacının davalı nezdinde hangi hukuki ilişki kapsamında çalıştığı da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Davalı taraf 2012 yılında dava dışı frmadan doğrudan temin yolu ile menü alımına yönelik belgler sunmuş ise de davacının bu kapsamda hizmet verip vermediği tespit edilememektedir.
Mahkemece davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi ya da asıl alt işveren ilişkisi olup olmadığı belirlenmeden ve bu yönde bir gerekçe de yazılmadan davalının sorumluluğu yoluna gidilmesi de hatalıdır.
Öncelikle davacının hangi tarihlerde çalıştığı belirlenmelidir. Bu yönde tarafların delilleri değerlendirilmeli, tanıklar yeniden dinlenip çalışma süresine ilişkin açık beyanları sorulmalı, yine dosyada mavcut soruşturma dosyasındaki öğretmenevi müdürünün ifadesi ile diğer beyanlar da çalışma süresi açısından dikkate alınarak davacının çalışma süresi tespit edilmelidir.
Çalışma süresi belirlendikten sonra davacı ile davalı arasında doğrudan işçi işveren ilişkisi ya da asıl-alt işveren ilişkisi olup, olmadığı saptanıp bu yönde gerekçe de oluşturularak sonuca gidilmelidir.
Eksik inceleme, araştırma ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi hatalıdır.
2- Harçlar yasası’nın 13/j. maddesi uyarınca harçtan muaf olan davalı Bakanlığa harç yüklenmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde kıdem tazminatına en yüksek mevduat faizi, diğer tüm alacak taleplerine yasal faiz işletilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde ise faiz talebinde bulunmamış olup, kıdem tazminatı hariç diğer tüm alacak kalemlerine yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek mevduat faizi işletilmesi gerekirken, davacının talebi aşılarak, tüm alacaklara en yüksek mevduat faizi işletilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de; belirtilen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, ücret alacağı, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin paragraflarının çıkartılarak yerlerine;
“- 7.444,83.-TL net ücret alacağının 100,00.-TL’lik kısmı üzerinden 26/11/2013 dava tarihi, bakiyesi üzerinden ise 16/11/2015 ıslah tarihinden itibaren işleyecek, yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
– 13.644,52.-TL net olarak hesaplanan fazla çalışma ücret alacağından %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak bulunan 9.551,16.-TL’nin 100,00.-TL’lik kısmı üzerinden 26/11/2013 dava tarihi, bakiyesi üzerinden ise 16/11/2015 ıslah tarihinden itibaren işleyecek, yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
– 943,01.-TL net … bayram ve genel tatil ücret alacağının 100,00.-TL’lik kısmı üzerinden 26/11/2013 dava tarihi, bakiyesi üzerinden ise 16/11/2015 ıslah tarihinden itibaren işleyecek, yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,“ paragraflarının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.