YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8227
KARAR NO : 2023/8741
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/16 E., 2023/174 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/143 Esas, 2014/185 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.10.2022 tarihli ve 2021/6299 Esas, 2022/9211 Karar sayılı kararı ile özetle eylemin cinsel saldırı suçunu oluşturması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2023/16 Esas, 2023/174 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; suçun maddi ve manevi şartlarının oluşmadığına, somut delil bulunmadığına, lehine olan indirim sebeplerinin uygulanmadığına, usul ve Kanun aykırı kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”…Olay tarihinde sanık …’nın gece vakti katılan …’in ikametine rızası hilafına girdiği, uyumakta olan katılanın o sırada uyanması sebebiyle katılanın boğazından tutarak direncini kırdığı, bayılan katılanın kendine geldiğinde eşofman altının ve iç çamaşırının diz kapağına kadar sıyrıldığını fark ettiği, katılanın baygın olması sebebiyle vücuduna cinsel amaçla organ veya cisim sokulduğunu hatırlayamadığını beyan ettiği, katılanın şikayetçi olması üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı, yürütülen soruşturma sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında katılana yönelik nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunu işlediğinden bahisle Türk Ceza Kanunu 102/2, 35, 53, 58 sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
Sanığın aşamalarda tespit edilen savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, olay tarihinde katılanın evinde bulunmadığını, olay tarihinde ve saatinde … … ve … … isimli arkadaşları ile … beldesinde petrol istasyonu yakınlarında bulunduğunu, beyan ederek beraatini talep ettiği anlaşılmıştır. Sanık … her ne kadar savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmeyerek olay yerinde olmadığını beyan etmişse de; İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06/11/2013 tarihli uzmanlık raporunda olay yeri yer yatağından ve katılanın kıyafetlerinden alınan örneklerde sanığın DNA örneklerinin tespit edildiği, mağdura ait kazak, tişört,kilot ve eşofman altı üzerindeki epitel hücre örneklerinin sanığın DNA profiliyle uyumlu olduğu, katılanın olay sırasında yağma suretiyle kendisinden alınan cep telefonunun imei numarasından yapılan tespit kapsamında TİB başkanlığının cevabi yazısına göre katılana ait telefonun olaydan sonra ilk kez sanık adına kayıtlı … numaralı GSM hattı ile kullanıldığının tespit edildiği, dosya tanıkları … ve …’ın alınan beyanları katılanın beyanlarını doğruladığı anlaşılmakla tüm bu hususlar karşısında sanığın üzerine atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanık hakkında her ne kadar nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; katılanın aşamalardaki beyanları, tanık ifadeleri ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın, olay tarihinde katılanın boğazını sıkıp bayılması nedeniyle direnç gösteremeyeceği bir durumda ve evde bulunan yedi ile sekiz yaşlarında iki çocuğunun uyudukları esnada başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkânı bulunduğu halde eylemine kendiliğinden son verdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 36. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükmü gözetilerek nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği, ancak o ana kadar gerçekleşen eylemlerin aynı Kanunun 102/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanığın TCK 102/1. maddesinde düzenlenen Basit Cinsel Saldırı suçunu işlediği sabit görülmüş ve müsnet suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir…”
şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2023/16 Esas, 2023/174 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.