YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7931
KARAR NO : 2023/8843
KARAR TARİHİ : 25.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/54 E., 2023/155 K
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli, 2015/536 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.09.2021 tarihli ve 2021/22366 Esas, 2021/7752 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli, 2022/54 Esas, 2023/155 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 ve 62 nci maddesi uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezasına, sanığın kazanılmış hakkı gözönünde bulundurularak 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın suç kastı olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”…Her ne kadar sanık müştekiyi bir kez aradığını ve rahatsız etmediğini beyan etmiş ise de; aşamalardaki katılan ve tanık beyanından sanığın müştekiyi 29/11/2014 tarihinde aradığı, arkadaş olmak istediğini söylediğinde, katılanın kendisiyle görüşmek istemediğini ve bir daha aramamasını söylediğini, 30/11/2014 tarihinde ise tanık … yanında iken aradığında, bir süre görüştükten sonra tanık …’nin sanığa onun nişanlısı var dediğinde, sanığın benimde İzmir’de tanıdıklarım var dediği anlaşılmış, müşteki ve tanığın sanığı tanımamaları nedeniyle sanığa suç isnat etmesine sebep olacak herhangi bir sebebin bulunmaması, mağdurun kendi onur ve iffetini ortaya koyacak biçimde iftira atmasını gerektirecek boyutta bir husumetin bulunmadığı, sanığında husumet olduğuna ilişkin bir iddiasının mevcut olmaması ve sanığın da kısmi ikrarı nedeniyle her ne kadar iddianamede kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanığın cezalandırılması talep edilmişse de, isnat edilen eylemin oluş şekli itibarıyla mağdurun olumsuz yanıt vermesine rağmen ısrarla devam etmesi şeklindeki eyleminin mağduru cinsel yönden rahatsız edici olduğu, sanığın bir sonraki gün tanığın yanında tekrar mağduru arayarak konuşmaya çalışma şeklindeki eylemlerin ise cinsel taciz suçunu teselsülü içinde düşünülmesi gerektiği, bu nedenle eylemin cinsel taciz suçunu oluşturduğu…” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın mağdureye yönelik ilk aramasında ve konuşmasında mağdure ile tanışmak, konuşmak ve arkadaş olmak istediğini söylemesi şeklinde Mahkemece kabul edilen eylemin, mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, cinsel taciz içerikli herhangi bir söz veya eylem ile sanığın cinsel tatmin amacıyla hareket ettiğine dair mağdurenin soyut beyanı dışında başkaca bir delil bulunmadığı, sanığın ilk aramasından sonra ertesi gün aramadığı beyanı karşısında savunmanın aksine herhangi bir araştırma yapılmadığı, yapılacak araştırma neticesinde sanığın ikinci kez aradığının tespiti halinde devamlılık ve ısrar içeren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli, 2022/54 Esas, 2023/155 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.