Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/11976 E. 2024/274 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11976
KARAR NO : 2024/274
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/259 E., 2016/13 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/259 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık …’nun temyiz isteği özetle; yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, yüklenen suçla alakasının bulunmadığına, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Çalınan lüks araçların bulunmasına ilişkin yapılan araştırma kapsamında, üzerinde …sayılı plakalar takılı bulunan, sanık …’nun kullanımında olan ve diğer sanık …’un başka bir araç ile takip ettiği araç durdurulup sorgulandığında, 25.08.2014 tarihinde çalınan …… plaka araç olduğunun anlaşılması üzerine, …sayılı plakalar ve bu plakaya göre düzenlenmiş motorlu araç trafik ve tescil belgesi ile … 25. Noterliğince düzenlenmiş görünen …sayılı aracın gerçek sahibi …Dış Ticaret … Ltd. Şti. tarafından sanık …’in vekil tayin edildiğine ilişkin 04 Eylül 2014 tarihli vekâletname muhafaza altına alınmış, yapılan soruşturma kapsamında muhafaza altına alınıp adli emanet memurluğuna teslim edilen plakalar, motorlu araç trafik tescil belgeleri ve vekâletnamenin tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlendiğinin tespit edilmesi üzerine sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; sanıkların savunmaları, 09.10.2014 ve 04.12.2014 tarihli uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemlerin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyiz konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. …İl Emniyet Müdürlüğünün 06.09.2014 tarihli ve 2014/159 sayılı fezlekesinde, aynı olaya ilişkin olarak ele geçen, gerçek plakası 34 KC …. olan çalıntı araç üzerinde bulunan …sayılı plakalar, …sayılı plakaya göre düzenlenmiş motorlu araç trafik ve tescil belgeleri ile … 25. Noterliğince düzenlenmiş görünen … tarafından sanık …’nun vekil tayin edildiğine ilişkin vekaletnameye ilişkin ayrıca fezleke düzenleneceğinin belirtilmesi, …Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2015 tarihli ve 2014/17097 soruşturma sayılı iddianamesiyle, …Dış Ticaret … Ltd. Şti. tarafından sanık …’in vekil tayin edildiğine ilişkin vekaletname dava konusu edildiği hâlde, … tarafından sanık …’nun vekil tayin edildiğine ilişkin vekaletnamenin hükme esas alınması, suça konu belgelerin duruşmaya getirtilip incelenmediğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti, mükerrer yargılamanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu da dikkate alınarak; …İl Emniyet Müdürlüğünün 06.09.2014 tarihli ve 2014/159 sayılı fezlekesinde bahsi geçen ve ayrıca fezleke düzenleneceği belirtilen belgeler nedeniyle sanıklar hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığı, dava açılıp açılmadığı araştırılarak varsa soruşturma veya dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, mümkün bulunması hâlinde davaların birleştirilmesi, aksi durumda bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılıp dosya arasına alınması, suç konusu belgelerin duruşmaya getirtilip incelenerek her bir belge yönünden dava konusu edilip edilmediğinin belirlenmesi, dava konusu olduğu kabul edilen belgelerin aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
a. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda, aynı anda ele geçen suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlenip düzenlenmediği belirlenerek sonucuna göre sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Noter vekâletnamesinin “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge” olması nedeniyle, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c. …Adli Emanet Memurluğunun 2014/2554 sırasında kayıtlı belgelerin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/259 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık …’nun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.