YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16589
KARAR NO : 2023/7220
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1328 E., 2022/1814 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Mağdure vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin kanuni temsilcileri olan anne ve babası … ile …’ın kovuşturma evresinde şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri, yargılama aşamasında on sekiz yaşını dolduran mağdurenin 26.07.2018 havale tarihli dilekçesi ile iddialarının gerçeğe aykırı olduğundan bahisle sanık hakkında beraat kararı verilmesini talep etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2017 tarihli ve 2016/317 Esas, 2017/128 Karar sayılı kararı ile; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Anılan karara karşı mağdure vekili ile sanık müdafiinin istinaf yoluna başvurması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.12.2018 tarihli ve 2017/3217 Esas, 2018/2954 Karar sayılı kararı ile; dosya üzerinden yapılan inceleme ile sanığın eyleminin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Anılan karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve mağdure vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/27941 Esas, 2022/3171 Karar sayılı kararı ile; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babası olan kanuni temsilcilerin, kovuşturma evresindeki ifadelerinde şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceği gerekçesiyle mağdure vekilinin temyiz isteminin reddi ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden Bölge Adliye Mahkemesince sanığın müsnet suçu işleyip işlemediği hususunda yapılacak değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmeyip aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.10.2022 tarihli ve 2022/1328 Esas, 2022/1814 Karar sayılı kararı ile; duruşma açılarak yapılan inceleme ve yargılama neticesinde sanığın eyleminin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.12.2022 tarihli ve 9-2022/153094 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri
Mağdurenin samimi, değişmeyen ve çelişki içermeyen ifadeleri, husumet yokluğu, mağdurenin boyun kısmında oluşan iz karşısında atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmasına karşın beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
İstinaf incelemesi esnasında mağdurenin sunduğu dilekçe karşısında iddia konusu eylemin vuku bulmadığının bildirilmesi karşısında delil yetersizliği sebebiyle beraat kararı yerine atılı suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde kayden on dört yaşında bulunan mağdurenin ebeveynlerinin bir süredir fiili olarak ayrı yaşamakta oldukları ve mağdurenin bir süredir annesi olan kanuni temsilcisi …’in yanında kalmakta olduğu ve adı geçenin …’de bulunan ve tanık … tarafından işletilen müzikholde çalıştığı, 17.04.2014 tarihinde kanuni temsilci …’in aynı iş yerinde çalışan tanık …’ın idaresinde bulunan araçla kızları olan mağdure ve tanık …’i almak maksadıyla … ilçesine gittikleri, adı geçenleri aldıktan sonra … ilçesine doğru seyahatleri sırasında tanık …’ın idaresinde bulunan aracın ön koltuğunda kanuni temsilci …’in, arka koltukta ise tanık …, tanık …’ın oğlu … ile mağdure ile sanığın yan yana oturmakta oldukları, seyir sırasında tanık …’un uyuduğu esnada sanığın, mağdurenin rızası hilafına bacaklarına dokunup boynundan öptüğü ve anılan eylemlere tanık …’in şahitlik ettiği, … ilçesine geldiklerinde tanık …’ın mağdurenin boynunun kızarmış vaziyette olduğunu fark ettiği, tanık … ile mağdurenin otelde konakladıkları sırada kanuni temsilci …’in, sanık ve tanık … ile çalıştığı müzikhole giderek vakit geçirdiği, sabah vakitlerinde otele gelmesi ile tanık …’in sanığın cinsel mahiyetli eylemlerinden bahsetmesi üzerine kanuni temsilci …’in, mağdure ile görüşmesinde adı geçenin maruz kaldığı eylemleri anlattığı ancak olayın anılan tarihte kolluk kuvvetlerine intikal ettirilmediği, 20.04.2014 günü gündüz vakitlerinde mağdurenin sanığı arayarak annesi ile kalmak istemediğinden bahisle Ankara ilinde bulunan babası kanuni temsilci …’ın yanına gitmek için yardım istemesi üzerine sanığın bu isteği kabul ederek tanık …’tan temin ettiği araç ile mağdureyi otogara götürerek Ankara iline seyahat eden otobüse binmesine yardımcı olduğu, kanuni temsilci …’in, mağdureyi evde bulamaması üzerine iş vereni tanık …’ı araması ile adı geçenden sanığın yardımı ile mağdurenin Ankara iline gittiğini öğrenmesi üzerine adı geçenin kolluk kuvvetlerine müracaat ederek kızı mağdurenin sanık tarafından kaçırıldığından bahisle şikayetçi olması ile intikalin gerçekleştiği iddiasıyla görülen yargılama neticesinde Mahkemesince her ne kadar sanığın, mağdure ile aralarında tanık …’in oturduğunu beyan ettiği görülse de tanık … ve …’ın anlatımları ile sanık ile mağdurenin araçta yan yana oturduklarının sabit olması, kanuni temsilci …’in soruşturma aşamasında aynı yönde anlatımda bulunmasına karşın kovuşturma aşamasında sanığı kurtarmak amacıyla beyanını değiştirdiği kabul edilerek sonraki beyanına itibar edilmediği, bu surette sanığın yanında oturan mağdurenin bacaklarına dokunup boynundan öpmesi suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğunun tanık …’in olay anına dair şahitliği, tanık …’ın ise olaydan sonra mağdurenin boynunda bulunan izi görerek şahitliği ile desteklenmesi ve yaşları küçük tanıkların sanığa iftira atmasını gerektirecek husumetlerinin bulunmaması, sanığın kendisini suçtan kurtarmaya matuf beyanlarına itibar edilmeyerek atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsiz görülerek duruşmalı yapılan yargılama neticesinde mağdure ve adı geçenin kız kardeşi tanık …’nin aşamalardaki çelişkili beyanları, sanığın istikrarlı inkara dayalı savunması, iki saat boyunca araçtaki seyahatleri sırasında aracın ön kısmında kanuni temsilci … ile tanık …’ın aracın ön kısmında iken aracın arka kısmında tanık ve mağdure ile birlikte oturan sanığın eylemlerinin görülebilecek olmasına karşın mağdurenin boynunun öpüldüğü şeklindeki iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olması, mağdurenin de yargılama konusu eylemden sonra sanıktan yardım ve para istemek suretiyle Ankara’ya gittiğinin sabit olması karşısında sanığın eyleminin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin kanuni temsilcileri olan anne ve babası … ile …’ın kovuşturma evresinde şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri, yargılama aşamasında on sekiz yaşını dolduran mağdurenin 26.07.2018 havale tarihli dilekçesi ile iddialarının gerçeğe aykırı olduğundan bahisle sanık hakkında beraat kararı verilmesini talep etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Açıklanan gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ulaşılan kanaate ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V.KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle; mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.10.2022 tarihli ve 2022/1328 Esas, 2022/1814 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.