YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12248
KARAR NO : 2023/8849
KARAR TARİHİ : 25.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/490 E., 2023/333 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.08.2022 tarihli ve 2021/157 Esas, 2022/267 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca 15 yıl hapis cezası cezalandırılmasına; nitelikli yağma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri ile 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25 Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/490 Esas, 2023/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Şikayetçinin çelişkili beyanda bulunduğuna, tanık olan …’in beyanlarına itibar edilmediğine, Mahkemenin eksik inceleme sonucunda karar verdiğine, cinsel eylemin rıza ile gerçekleştiğine, olayda silah bulunduğuna yeterli delil bulunmadığına, yağma suçunun hukuki unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “… sanığın olay günü kullanımında açık plakası tespit edilemeyip gri renkli olduğu değerlendirilen araçla seyir halindeyken müştekinin yanında durduğu ve müştekinin gideceği yeri söylediği, sanığın kabulü üzerine müştekinin araca bindiği, aracı bir süre kullandığı, aracı ıssız bir yere sürdükten sonra durduğu, sanığın soruşturma kapsamında ele geçmeyen silahın korkutucu güç ve etkisinden faydalanarak aralarında yaklaşık 10 dakika olacak şekilde müştekiye 2 kez tecavüz ettiği, silah kullanımı nedeniyle artırım sebebinin uygulandığı, aynı olay mahallinde araç içerisinde ve birbirlerine yakın zaman diliminde değişik zaman sayılamayacak aksine eş zamanlı olarak kabulü gereken şekilde işlendiğinin kabulü gerektiğinden sanığın tek bir organ sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediği, bu sebeple zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı, sanığın mezkur suçu işlemesinden sonra müştekiyi araçtan indirdiği, silahın korkutucu güç ve etkisi altında bulunan müştekiyi adli muayene raporunda belirtilen şekilde etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, saçından tutarak süreklediği ve müştekinin elbiselerinin içinde bulunduğu valiz ve çantasını aldığı, bu şekliyle sanığın geceleyin silahla yağma suçunu da işlediği, müştekinin çantasının içerisindeki suça konu eşyalardan biri olan 351 … İMEİ numaralı telefonun sanığın kullanımında olduğunun kabulü gereken … nolu GSM hattı ile 06.11.2016 tarihi 12.15 saatine kadar takılı olarak kullanıldığı Mahkememizce kabul edilmiştir. Müştekinin kovuşturmada beyanlarının tespit edilememiş olması, zarar miktarının tespitinde imkansızlık göz önüne alındığında maddi olarak müştekinin hazırlık beyanını karşılamadığını kabul için bir sebep bulunmayan zarar giderime istinaden etkin pişmanlık hükümleri yazılı şekilde uygulanmıştır. Nitelikli yağma suçunun silahla v gece vakti işlenmesine istinaden yazılı şekilde kısmen teşdit yapılmış olup, olumsuz unsur içermeyen adli sicil kaydına bakılarak her iki suç için de takdiri indirim yapılmıştır.
Soruşturma sürecinin özelliği, sanığın kimliğine ulaşıldığı tarih de düşünüldüğünde silahın soruşturma kapsamında ele geçmemesi hayatın olağan akışına uygun görülmüş, kolluk görevlileri ve olay yeri inceleme ekiplerine ana hatları ile benzer şeyleri anlatan müştekinin, bu anlatımları ile uyumlu hazırlık ifadesine (ayrıca destekleyen adli muayene ve bununa bağlantılı raporlar, HTS kayıtları, ATK raporları, olay yeri inceleme raporu da gözetilerek) itibar edilmemesi için bir neden görülmemiştir. Dosyada bulunan tanık beyanlarının da belirtilen kabulün aksinin düşünülmesini gerekli kılmadığı kabul görmüştür.
Sanık ile maddi delillerin irtibatını(DNA yönnüden) ilk olarak kuran 29.01.2021 tarihli rapordan önce beyanda bulunan … … nolu GSM hattının sanık tarafından kullanıldığını 15.11.2018 tarihinde savcılık nezdindeki beyanlarında ifade etmiştir. 14.10.2021 tarihli duruşmada yakalama ile beyanları alınan sanık DNA eşleşmesi ile ilgili olarak da kendisine kumpas kurulduğundan bahsetmiş, 19.01.2022 tarihli beyanında ise para karşılıklı müşteki ile ilişkiye girmiş olabileceğini ifade ederek çelişkili beyanda bulunmuş, bir bakıma tevil yollu ikrarda bulunmuştur. Her ne kadar … … ve … …’in husumetli oldukları ve beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği sanık ve vekilinin savunmalarında yer almakta ise de müştekinin suça konu gsm hattının takılı olduğu İMEİ numarasına … …’in adına kayıtlı olan hattın takılı oluşu şeklindeki maddi vakaya istinaden müştekiyi de tanımadıkları anlaşılan tanıkların beyanda bulundukları belirlendiğinden belirtilen savunmaya itibar edilmemiştir.
Müştekinin beden muayenesinde darp cebir izi olmadığı ve bu bağlamdaki savunmalar yönünden ise; müştekinin iç çamaşırında ve olay mahallinde bulunan peçetede müştekinin anlatımı doğrular şekilde DNA bulunması, sanığın soruşturmada tespit edilemeyen silahın korkutucu güç ve etkisinden yararlanarak atılı suçları işlemesi, eski yırtıklar olduğu anlaşılan müştekinin cinsel bölgesinin bu özelliği ve hymen fehvası dikkate alındığında hymenin ereksiyon halindeki penis ya da benzer cesaletteki bir cismin duhulüne müsait olduğu yönündeki tespitler, darp edilme, saçından tutma ve yerde sürükleme beyanlarını destekleyen adli muayene raporları dikkate alınmış ve müştekinin hazırlık ifadesine bu yönlerden de üstünlük tanınmıştır.
Açıklanan sebeplerle aksi yöndeki savunmalara itibar edilmemiş ve 30.03.2022 tarihli ve 2762 numaralı ATK raporu ile cezai ehliyetinin tam olduğu anlaşılan sanığın 5237 sayılı TCK’nın 102/2, 102/3-d, TCK 149/1-a, h 168/3 sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı tecziyesine ilişkin yazılı hükümlerin tesis edilmeleri gerekmiştir.” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25 Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/490 Esas, 2023/333 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.