YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11618
KARAR NO : 2023/7843
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/48 E., 2015/543 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, mağdur … … vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Mağdur … … vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip annesi …’nın kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmaması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Mağdur …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik temyiz isteği yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan karara yönelik temyiz istemi 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılarak itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli, 2015/48 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, mağdur …’ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.02.2020 tarihli ve 14-2016/53149 sayılı, kısmi ret, kısmi onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuğun 09.08.2014 tarihinde öğle sıralarında Kuran kursuna giderken gördüğü mağdur …’nin yanına gittiği, mağduru cinsel amaçla … mahallesinde kerestecilerin bulunduğu yerin arka tarafındaki boş araziye götürdüğü, kıyafetleri üzerinden poposunu ellemek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, aynı gün mağdur …’nin elinden tutup fabrikanın arkasına götürdüğü, mağdurun pantolonunu indirip iç çamaşırı üzerindeyken cinsel organını mağdurun poposuna sürtmek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, tanık …’in kendilerini uygunsuz vaziyette görüp seslenmesi üzerine olay yerinden kaçtığı, iki gün sonra 11.08.2014 tarihinde …’yi aynı yere götürünce tanığın çocukları görüp polise bilgi vermesi üzerine yakalandığı şeklinde iddia edilen olayda, olayın hazırlıkta ifadesi alınan tanık …’in beyanları, doktor raporu, suça sürüklenen çocuğun kaçamaklı savunması, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığının raporu ve yine Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 21.08.2015 tarih ve 2015/71400/3526 sayılı raporu, dosya arasında mevcut tanık beyanları, diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek suça sürüklenen çocuğun ceza almaktan kurtulmaya yönelik savunma yaptığı kanaatine varılarak, savunmasına itibar edilmeyip diğer deliller üstün tutularak suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Mağdur … … Vekilinin Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip annesi …’nın kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmaması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun mağdur …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan karara yönelik temyiz isteği 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılarak itirazın reddedildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun7un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tanığı konumunda bulunan mağdurun ve tanık …’in maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurun çocuk izlem merkezinde alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, bozma gerekçesine göre de Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
A. Mağdur … … Vekilinin Temyiz İsteği ile Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli, 2015/48 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararına yönelik mağdur … … vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli, 2015/48 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.