Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/7902 E. 2023/8218 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7902
KARAR NO : 2023/8218
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/330 E., 2015/234 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuklar müdafileri, katılan mağdurlar vekili, katılan …, o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) … … hakkında katılan mağdurlara karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2013/330 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’ya karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve altıncı fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur …’e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’ya karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve altıncı fıkrası ile 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur …’e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.01.2019 tarihli ve 14-2015/278162 sayılı, kısmen bozma, kısmen onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
SSÇ …’in …’e karşı nitelikli cinsel istismar eylemini tehdit etmek sureti ile işlediğini, ayrıca aynı mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da değişik zamanlarda işlediğinden hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin uygulanmasına, …’ya karşı nitelikli cinsel istismar eylemini tehdit kullanarak ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini ise hile ile ve zincirleme şekilde işlediğine, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının 43 üncü maddesinin uygulanması sureti ile mahkûmiyet kararı verilmesine, SSÇ …’ın …’e karşı nitelikli çocuğun cinsel istismarı suçunu tehdit ile; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu zincirleme şekilde işlemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin uygulanmasına, …’ya karşı nitelikli cinsel istismar eylemini de tehdit ile zincirleme şekilde işlemesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu da zincirleme şekilde işlemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin uygulanmasına, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan …’ın Temyiz İsteği
Kararın bozulmasına ilişkindir.

C. Katılan Mağdurlar Vekilinin Temyiz İsteği
SSÇ’lerin …’ya karşı eylemlerini zor ve tehdit kullanarak işlediklerini, alınan raporda da SSÇ’lerin eylemleri nedeni ile ayrı ayrı ruh sağlığının bozulduğunun bildirildiği, bu nedenle de üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

D. SSÇ … Müdafiinin Temyiz İsteği
Dosyada SSÇ’nin cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, mağdurlara ait alınan raporlarda fiili livata bulgusunun bulunmadığının bildirildiğine, tanık …’nin mağdurları aynı evde gördüğünü ancak cinsel istismara şahit olmadığına, mağdur beyanlarının tutarlı olmadığına, …’nın ruh sağlığının olay öncesinde bozulduğu ve tedavi gördüğüne, mahkemece bu hususun araştırılması gerektiğini, kesin delil olmadan ceza verilmesinin yasal olmadığına ilişkindir.

E. SSÇ … … Müdafiinin Temyiz İsteği
SSÇ’nin cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, olay günü saatinde iş yerinde çalıştığına, bu konuda iş yeri sahibinin de beyanının alındığına, mağdur …’nın SSÇ …’in kendisini tehdit etmediğini söylemesine rağmen kendisine yaptığı eylemi ailesine bunca zamanda söylememesinin çelişki olduğuna, aileler arasında da husumet bulunduğuna mağdurun SSÇ’nin evinden sigara çalarken yakalandığına, bu nedenle SSÇ hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince “Tüm dosya kapsamından; olay günü suça sürüklenen çocuk …’ın bisikletiyle sokakta ağacın altında oturmakta olan mağdur …’nın yanına yaklaşarak bisikletini aldığı ve kendisini takip etmesini söylediği, bu şekilde mağduru hile ile arkasından gitmeye mecbur bıraktığı, mağduru inşaat halindeki bir eve götürdüğü, burada mağdurun pantolonunu ve külotunu indirdiği, ardından suça sürüklenen çocuk …’ın cinsel organına tükürdüğü ve krem şeklinde beyaz bir madde sürdükten sonra mağdur …’ya fiili livatada bulunduğu, bu hususun katılan …’nin beyanıyla doğrulandığı, nitekim katılan …’nin aşamalardaki istikrarlı beyanlarında olay günü oğlu olan mağdur …’yı aramak amacıyla inşaata girdiğini, bu sırada SSÇ …’ı külot ve pantolonunu çekmeye çalışır vaziyette gördüğünü, oğlu olan mağdur …’nın ise yüzünün duvara dönük ve duvara yaslanır biçimde elleriyle yüzünü kapatarak ayakta durduğunu gördüğü, SSÇ …’nın “… Yenge ben kötü bir şey yapmadım” diyerek olay yerinden kaçtığını belirttiği, mağdurun da olayı ayrıntılarıyla anlattığı, mağdur ve katılan beyanının birbiriyle örtüşür nitelikte olduğu, her ne kadar doktor raporunda mağdurda fiili livata bulgusuna rastlanmadığı belirtilmiş ise de aynı raporda anüste saat 12 hizasında 0,5 cm’lik yüzeysel fissur saptandığı ve anal sfinkter tonusunda hafif zafiyet bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca sürtme sürtünme ve/veya uygun pozisyon verilerek ilaveten kayganlaştırıcı madde kullanımı durumlarında, fiili livata ile uyumlu maddi bulguların saptanamayacağının belirtildiği, somut olayda da mağdurun SSÇ’nin olay sırasında cinsel organına krem şeklinde beyaz bir madde sürdüğünü ifade etmesi dikkate alındığında SSÇ …’ın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek mağdur …’ya yönelik üzerine atılı hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel istismar suçlarını işlediği kanaati hasıl olmuştur.
Suça sürüklenen çocuk …’ın bisiklet bahanesiyle hile ile mağdur …’yı hürriyetinden yoksun bıraktığı dikkate alınarak eyleminin TCK’nın 109/2 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşılmakla suçun işleniş biçimi, meydana gelen sonuç dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşmadan cezalandırılmasına karar verilmiş olup, suçun çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle verilen cezanın TCK’nın 109/3-f maddesi uyarınca bir kat artırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca suçun cinsel amaçla işlenmesi nedeniyle verilen cezada TCK’nın 109/5 maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır. SSÇ …’ın suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olması nedeniyle verilen cezanın TCK’nın 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilmesine karar verilmiş olup, ayrıca cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
Mağdur … gerek soruşturma aşamasında savcılıktaki beyanında gerekse mahkememiz huzurunda alınan beyanında suça sürüklenen çocuk …’in kendisine birden fazla kez cinsel istismar eyleminde bulunduğunu, cinsel organını sabunlayarak poposuna soktuğunu beyan ettiği, mağdurun özde değişiklik göstermeyen aşamalardaki istikrarlı ve ayrıntılı beyanlarda bulunduğu, ATK tarafından hazırlanan raporda SSÇ …’in eylemi nedeniyle ruh sağlığının bozulmuş olduğunun belirtildiği, her ne kadar doktor raporunda mağdurda fiili livata bulgusuna rastlanmadığı belirtilmiş ise de aynı raporda anüste saat 12 hizasında 0,5 cm’lik yüzeysel fissur saptandığı ve anal sfinkter tonusunda hafif zafiyet bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca sürtme sürtünme ve/veya uygun pozisyon verilerek ilaveten kayganlaştırıcı madde kullanımı durumlarında, fiili livata ile uyumlu maddi bulguların saptanamayacağının belirtildiği, somut olayda da mağdurun SSÇ’nin olay sırasında cinsel organına sabun sürdüğünü ifade etmesi dikkate alındığında SSÇ …’in suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek mağdur …’ya yönelik üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel istismar suçlarını işlediği kanaati hasıl olmuştur. Her ne kadar iddianamede SSÇ … … hakkında TCK’nın 103/4 maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de, mağdur …’nın savcılık aşamasında SSÇ … …’in kendisini tehdit ettiğini belirtmesine rağmen mahkememiz huzurundaki beyanında SSÇ … …’in değil SSÇ …’ın kendisini tehdit ettiğini beyan ettiği, bu yöndeki çelişkinin SSÇ’ler lehine değerlendirilmesinin gerektiği, kaldı ki dosya kapsamında eylemin gerçekleştiği sırada SSÇ’nin mağduru tehdit ettiği ya da cebir kullandığı kanıtlanamamış olduğu, olaydan sonra kimseye anlatmaması yönündeki sözlerin TCK’nın 103/4 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla şartları oluşmayan TCK’nın 103/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’ya yönelik TCK’nın 109/2 maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; mağdur …’nın savcılıktaki beyanında SSÇ’nin kendisini yalnız yakaladığı yerlerde yaptığını beyan ettiği, dosya kapsamında SSÇ’nin eylemini işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullandığına dair somut delil elde edilemediğinden eyleminin TCK’nın 109/1 maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla suçun işleniş biçimi, meydana gelen sonuç dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşmadan cezalandırılmasına karar verilmiş olup, suçun çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle verilen cezanın TCK’nın 109/3-f maddesi uyarınca bir kat artırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca suçun cinsel amaçla işlenmesi nedeniyle verilen cezada TCK’nın 109/5 maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır. Her ne kadar SSÇ … hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de, dosya kapsamından eylemin bir kez samanlıkta diğer zamanlarda mağdurun da beyanına göre SSÇ’nin mağduru yakaladığı yerde ağaçların arasında, taşların üzerinde meydana geldiği dikkate alınarak unsurları oluşmadığından TCK’nın 43/1 maddesi uygulanmamıştır. SSÇ … …’in suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olması nedeniyle verilen cezanın TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilmesine karar verilmiş olup, ayrıca cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmıştır. SSÇ … …’e verilen cezanın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, kişilik özellikleri dikkate alınarak tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat elde edildiğinden CMK’nın 231. maddesi uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olup, 3 yıllık denetim süresi belirlenmiştir.
Mağdur …’in aşamalardaki istikrarlı beyanlarında ayrı ayrı gerek SSÇ …’ın gerekse … …’in kendisine yaz tatilinde son bir ay içerisinde cinsel organlarını poposuna sokmak suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduklarını, kendisinin ayakta arkası dönük ve eğik vaziyette olduğunu belirttiği, savcılıktaki beyanında olayları ayrıntılı ile anlatarak cinsel istismar sırasında canının çok acıdığını, beyaz bir ıslaklık hissettiğini, kasıklarında beyaz sıvılar oluştuğunu ifade ettiği, suç tarihlerinde yaklaşık 10 yaşında olan mağdurenin yaşamadan bunları tasvir etmesinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, olayları zaman, mekan vererek ayrıntıları ile anlatması, istikrarlı ve çelişki içermeyen özde değişiklik göstermeyen beyanları, ayrıca diğer mağdur …’nın anlatımları karşısında SSÇ’ler … ve … …’in üzerilerine atılı kişiyhürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel istismar suçlarını işledikleri kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar SSÇ … ve … … hakkında TCK’nın 103/4 maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de, dosya kapsamında eylemin gerçekleştiği sırada SSÇ’lerin mağduru tehdit ettiği ya da cebir kullandıklarının kanıtlanamamış olduğu, olaydan sonra kimseye anlatmaması yönündeki sözlerin TCK’nın 103/4 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla şartları oluşmayan TCK’nın 103/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur … …’e yönelik TCK’nın 109/2 maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; mağdur … …’in savcılıktaki beyanında genellikle samanlıkta bulundukları sırada yaptığını beyan ettiği, dosya kapsamında SSÇ’nin eylemini işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullandığına dair somut delil elde edilemediğinden eyleminin TCK’nın 109/1 maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla suçun işleniş biçimi, meydana gelen sonuç dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşmadan cezalandırılmasına karar verilmiş olup, suçun çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle verilen cezanın TCK’nın 109/3-f maddesi uyarınca bir kat artırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca suçun cinsel amaçla işlenmesi nedeniyle verilen cezada TCK’nın 109/5 maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır. Her ne kadar SSÇ … hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de, dosya kapsamından eylemin bir kez samanlıkta diğer zamanlarda mağdurun da beyanına göre SSÇ’nin mağduru yakaladığı yerde ağaçların arasında, taşların üzerinde meydana geldiği dikkate alınarak unsurları oluşmadığından TCK’nın 43/1 maddesi uygulanmamıştır. SSÇ … …’in suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olması nedeniyle verilen cezanın TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilmesine karar verilmiş olup, ayrıca cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmıştır. SSÇ … …’e verilen cezanın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, kişilik özellikleri dikkate alınarak tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat elde edildiğinden CMK’nın 231. maddesi uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olup, 3 yıllık denetim süresi belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk …’in mağdur … …’e yönelik nitelikli cinsel istismar suçu ile ilgili olarak 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik nedeniyle TCK’nın 7/2 maddesi uyarınca lehe aleyhe değerlendirmesi yapmak gerekmektedir. Şöyle ki; 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 103/2 maddesi uyarınca cezalandırılması halinde SSÇ’nin suçun işleniş biçimi, meydana gelen sonuç dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşmadan 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılacak, şartları oluşmadığından TCK’nın 103/4 maddesi uygulanmayacak, SSÇ’nin eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez işlemesi nedeniyle TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca takdiren ¼ oranında artırım yapmak suretiyle 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilecek, SSÇ’nin suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olması nedeniyle verilen cezanın TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilmesine karar verilerek 10 hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilecek, ancak TCK’nın 31/2-son cümlesi uyarınca SSÇ’ye verilecek ceza 7 yıldan fazla olamayacağından 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilecek, ayrıca cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilecektir. Oysa 6545 sayılı Yasa ile değişiklikten önce SSÇ … …’e TCK’nın 103/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, meydana gelen sonuç dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşmadan 8 yıl hapis cezası verilecek, şartları oluşmadığından TCK’nın 103/4 maddesi uygulanmayacak, SSÇ’nin eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında verilen cezanın TCK’nun 43/1. maddesi gereğince takdiren ¼ oranında artırılması suretiyle 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilecek, SSÇ’nin suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olması nedeniyle verilen cezanın TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilmesine karar verilerek 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilecek, takdiri indirim uygulanmak suretiyle TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmolunacaktır. Görüldüğü gibi 6545 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki TCK hükümlerinin SSÇ … … lehine olduğu anlaşıldığından bu şekilde cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mağdur … …’in savcılıkta alınan beyanında kendisinin evlerinin önünde oyun oynamakta olduğu sırada SSÇ …’ın kendisine “gel sana bir şey göstereceğim” dediğini, kendisinin de tamam diyerek gittiğini beyan ettiği dikkate alınarak SSÇ …’ın hile ile mağdur …’yı hürriyetinden yoksun bıraktığı dikkate alınarak eyleminin TCK’nın 109/2 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşılmakla suçun işleniş biçimi, meydana gelen sonuç dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşmadan cezalandırılmasına karar verilmiş olup, suçun çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle verilen cezanın TCK’nın 109/3-f maddesi uyarınca bir kat artırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca suçun cinsel amaçla işlenmesi nedeniyle verilen cezada TCK’nın 109/5 maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır. Her ne kadar iddianamede SSÇ … hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de, SSÇ’nin hile ile mağduru hürriyetinden yoksun bırakma eyleminin birden fazla işlendiğine dair delil elde edilemediğinden hakkında yasal unsurları oluşmayan TCK’nın 43/1 maddesi uygulanmamıştır. SSÇ …’ın suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olması nedeniyle verilen cezanın TCK’nın 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilmesine karar verilmiş olup, ayrıca cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Mağdur …’ya Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan ve Mağdur …’e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler ile Suça Sürüklenen Çocuk …’in Mağdurlar … ve …’e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiileri, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdurlar vekili ve katılan … vekilinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, suça sürüklenen çocuk … yönünden Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 06.03.2015 tarihli raporuna göre suça sürüklenen çocukların eylemleri dolayısı ile mağdur …’nın ruh sağlığının ayrı ayrı bozulduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Mağdur …’ya Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuk …’ın olay günü mağdur …’nın bisikletini alıp götürdüğü sırada mağdura arkasından gelmesini söylediği ve mağdurun da suça sürüklenen çocuğun arkasından gitmesi şeklinde gerçekleşen eylemde cebir, tehdit veya hile bulunmadığı anlaşıldığından, mevcut haliyle suça sürüklenen çocuk hakkında temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Mağdur …’ya Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan ve Mağdur …’e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler ile Suça Sürüklenen Çocuk …’in Mağdurlar … ve …’e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2015 tarihli ve 2013/330 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararı yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar müdafileri, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan … vekili ve katılan mağdurlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Mağdur …’ya Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2015 tarihli ve 2013/330 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk … müdafiinin, katılan mağdurlar vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.