YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4502
KARAR NO : 2023/7689
KARAR TARİHİ : 23.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/237 E., 2014/570 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî iade
Sanık hakkında katılan mağdurelere karşı tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan diğer hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2012/237 Esas, 2014/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık aleyhine verilen kararın kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince “Suç tarihlerinden öncesinde sanığın mağdurların ikamet ettiği adresinin karşısında ikamet etmekte olan abisinin evinde kaldığı, böylece sanık ile mağdurların birbirlerini gördükleri, katılan mağdurların ise ikamet adreslerinde ailesi ile birlikte kaldıkları, sanık ve katılan mağdure …’nin apartman binalarının karşı karşıya olduğu, sanık ve katılan mağdure …’nin ikametlerinin pencerelerinden birbirlerini gördükleri, suç tarihlerinden öncesinde sanığın katılan mağdure …’yi gördüğünde ona çıkma teklif ettiği, ancak katılan mağdurenin bu teklifi kesin ifadeler ile reddettiği, bu tarihten sonra sanığın sürekli olarak katılan mağdureyi kolladığı ve dışarı çıktığında önüne çıkıp ona teklifini yinelediği, suç tarihlerinden olan Ekim 2011 ayı ortalarında alışveriş amaçlı olarak evden dışarı çıkan katılan mağdure …’nin evinin bir kaç sokak aşağısında sanığın katılan mağdurenin önüne çıktığı, o na “niye böyle yapıyorsun, ben seni istiyorum, sende isteyeceksin” dediği ve zorla katılan mağdureye sarıldığı, ellerini tutup katılan mağdurenin dudaklarından öpmek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, keza suç tarihlerinden olan 01/11/2011 günü öğlen saatlerinde katılan mağdure …’nin kardeşi katılan mağdure … ile evden çıktığı esnada sanığın katılan mağdurelerin önüne çıktığı ve yeniden teklifini yinelediği, katılan mağdure …’nin” git başımdan” diyerek onu başından kovmaya çalışması üzerine de ona ” beni istemezsen aileni öldürüm, seni kaçırırım” şeklinde tehditvari sözler sarf ettiği, bu sözleri üzerine olaya müdahale eden katılan mağdure …’ya da “sen çekil git, ablanını kaçırırım, ailene zarar veririm” şeklinde tehditte bulunduğu, böylece üzerine suçları işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; mahkememizce oluşun bu şekilde kabulünde vicdani ve hukuki zorunluluk görülmüşSanık … savunmasında; atılı suçu kabul etmediğini, mağdurelerin oturduğu evin karşısında abisinin oturduğunu, suç tarihlerinde abisinde kaldığını, mağdurelerinde evlerinin karşısında oturan komşularının olduğunu, mağdure …’nin o zaman 17 yaşında olduğunu, kendisinin de 28 yaşında olduğunu, birbirlerine aşık olduklarını, kendisinin çalıştığını, öyle sağa sola pek gitmediklerini, mağdureyi gördüğü zaman öptüğü okşadığı ve sarıldığı hususlarının yalan olduğunu, ancak annesinin bu işi öğrendiğini, kendisine geldiğini, “… kızımı bırak yoksa seni şikayet ederim” dediğini, kendisinin de “et ne olacak şikayet eden sen ol” dediğini, ondan sonra bu işleri başına açtıklarını, atılı suçları kabul etmediğini, mağdurlardan hiç birisine cinsel amaçlı dokunmadığını, tehdit etmediğini, beni istemezsen seni öldürürüm, kaçırırım demek suretiyle tehdit etmediğini, böyle birşey yapacak olsa mağdurenin şu anda başka birisi ile gezdiğini, şu anda yapacağını, zaten yolunu çizdiğini, nişanlanacağını, mağdure ile hiç bir ilgisinin olmadığını kendisinin yapmadığını, suçsuz olduğunu beraatine karar verilmesini talep etmiş ise de, sanığın savunmasının aksi soruşturma ve kovuşturma evresinde toplanan diğer deliller ile sabit olduğundan sanığın savunması cezadan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilmiş ve savunmalarına itibar olunmamış, Zira: Katılan Mağdure … … anlatımında; sanığın komşuları olduğunu, sokağa çıktığında kendisine dokunduğunu, öpmeye çalıştığını, kendisine karşı koyduğunu, ancak kendisini dinlemediğini, beni bırakırsan silahı alırım önce seni sonra kendimi öldürürüm dediğini, kendisi ile daha önceden arkadaşlık,yapmadığını, kendisini öperek ve dokunarak taciz ettiğini, kardeşi varken de bu şekilde yapmaya çalıştığını, olaylar nedeni ile sanıktan şikayetçi olduğunu anlatmış, Katılan Mağdure … … anlatımında; diğer katılan mağdurenin ablası olduğunu, sanığı da komşusu olarak bildiğini, ablası ile arkadaşlıklarının olmadığını, sanığın ablasına ve kendisine ablasını sevdiğini söylediğini, karşılaştıklarında sanığın ablasına dokunmaya ve öpmeye çalıştığını, engel olmak isteyince vurduğunu, en son karşılaştıklarında yine ablasına saldırmak istediğini, engel olmak isteyince iterek “sen git” diye söylediğini, kendisini öldüreceğini söylemediğini, ancak ablasına ailene zarar veririm dediğini, kendisini taciz etmediğini, şikayetçi olduğunu anlatmış, Katılan … … anlatımında; sanığın komşuları olduğunu, katılan mağdurelerin kızı olduğunu, daha önceden kızına tacizde bulunduğunu, bir kez affettiklerini, ancak rahatsız etmeye devam ettiklerini, bu olay nedeni ile şikayetçi olduğunu anlatmış, Soruşturma evresinde tanzim olunan Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğünün 14/11/2011 gün ve 2011/7391 sayılı raporundan katılan mağdure … …’ın vücudunda tıbben yaralanma olarak değerlendirilebilecek harici travmatik lezyon tespit edilmediği anlaşılmış, Soruşturma evresinde tanzim olunan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığının 02/01/2012 gün ve 20 sayılı raporundan katılan mağdure … …’ın maruz kaldığı eylemin basit cinsel istismar olmasına rağmen katılan mağdurenin travma sonrası stres bozukluğu geliştiği buna bağlı olarak ruh sağlığının bozulduğu tespit olunmuş, Kovuşturma evresinde tanzim olunan Adli Tıp Kurumu 6 ncı İhtisas Kurulunun 28/12/2012 gün ve 2012/93322/4597 sayılı raporundan katılan mağdure … …’ın mağduru bulunduğu olay nedeni ile ruh sağlığının bozulmadığı tespit olunmuş, aldırılan iki rapor arasında mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda çelişki husule gelmiş ise de, ruh sağlığınn bozulup bozulmadığı hususunda rapor tanzim edecek kurumun adli tıp kurumu olduğu, tanzim edilen ruh sağlığının bozulmadığı yönündeki raporunda sanığın mağdureyi öpmekten ibaret hareketi ile uyumlu olduğu, başkaca rapor aldırılmasına gerek olmadığı değerlendirildiğinden olay nedeni ile mahkememizce adli tıp raporuna itibar olunmuş ve katılan mağdure …’nin ruh sağlığının bozulmadığı kabul olunmuş, Tüm iş bu deliller karşısında sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçunu işlediği hususunda mahkememizde hiç bir şüphe kalmamış, Her ne kadar sanık ve müdafii mağdurların anlatımından başkaca sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığını savunmuşlar ise de, katılan mağdurların ve katılan …’ın soruşturma ve kovuşturma evresindeki beyanlarında sanığın katılan mağdure …’ye karşı cinsel istismarda bulunduğunu anlatmış olmaları, katılan mağdurun sanığa namusunu orta yere koyacak şekilde iftirada bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı görülmemesi ve sanığın da suçları inkar etmekle birlikte katılan mağdure … ile bir iletişiminin varlığını kabul etmiş olması karşısında mahkememizce sanığın ve müdafiinin savunmalarına itibar olunamamıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2012/237 Esas, 2014/570 Karar sayılı kararı yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.