Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/8430 E. 2023/6532 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8430
KARAR NO : 2023/6532
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince müdahil davacı …’in davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı … ve arkadaşları vekili, davalı … vekili, davalı Hazine vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 19.04.2022 tarihli ve 2021/7547 Esas, 2022/3758 Karar … ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları vekilleri, davalı Hazine vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Açıklanan kararlarla;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
1086 … Kanun’un 442 nci maddesi uyarınca takdiren 1.470,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak Hazineye irad kaydına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
504,90 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 57,75 TL’nin karar düzeltme isteyen davacı … Onay ve arkadaşlarından alınmasına,
19.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y

Karar düzeltme isteyen tapu malikleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlere ait üç adet tapu kayıtlarının olduğunu, tapu kaydı olan yerde zilyetliğe üstünlük verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına dayanılarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önce mahkemece tapu kayıtlarına dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğini yitirdiği ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davalarının reddine karar verildiği, tapuya dayanan davacılar tarafından reddedilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16 ve 20. Hukuk Dairelerince tapuya dayanan davacıların dayanak tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararların lehlerine bozulduğu, bozma üzerine mahkeme hakimince önceki kararda direnildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takriben 20 adet dosyada tapuya dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararlarının bozulduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dayanak tapu kayıtlarının geçersiz olduğuna ilişkin davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde davacılara ait bir kısım yerin kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerinden bedeli ödenerek bir çok yerin satın alındığı, satın alınmaya çalışıldığı veya kiralanmak istendiği, … Mahallesindeki taşınmazlara revizyon görerek bir kısım parsellerin tapu malikleri adına kesinleştiği, revizyon gören tapu kaydının iki sınırı ile Hisarönü’nü kapsayan tapu kaydının iki sınırının aynı olduğu, dolayısı ile diğer tapu kayıtlarının da hukuken geçerli olduğu, bazı davalar da tapu malikleri adına tesciline karar verilen dosyaların (örn.2022/8001 Esas) Dairemizce onandığı ve daha önceki bozma kararındaki muhalefet şerhinde belirttiğim nedenlerle tapuya dayanan davacıların, tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğuna değer verilmesi gerektiği, Mahkemece yeniden taşınmazların başında keşif yapılarak taşınmazların sınırlarının belirlenerek davacıların tapusunun kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri, ırsi veya akdi halefleri adına yazılması gerektiği kanaatinde olduğumdan farklı gerekçeyle karar düzeltme talebinin kabul edilerek Dairemizin kararının bozulması gerektiği, zilyetliğe dayanarak tescil isteyen davacı açısından bakıldığında ise hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın etrafıyla birlikte büyük bir alanın açık gözüktüğü, dava konusu yere yönelik tasarruf sınırlarının oluşmadığı, taşınmazın açık olmasının zilyetliğe dayanan tarafından ekonomik amaca uygun kullanımın var olduğu anlamına gelmeyeceği, bu nedenle zilyetliğe dayanan davacının davasının da reddine karar verilmesi gerektiği, düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.