YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5433
KARAR NO : 2023/8745
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2367 E., 2020/928 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.05.2018 tarihli ve 2018/881 Esas, 2018/776 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 20.06.2019 tarihli ve 2019/2206 Esas, 2019/10165 Karar sayılı kararı ile özetle eksik incelemeyle karar verildiğine ve kabule göre de hata hükümlerinin tartılışmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2019/2367 Esas, 2020/928 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin bir, üç ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa alt sınırdan ve indirim yapılarak ceza verildiğine, vekalet ücretine hükmedilmediğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın beyanlarının kesin delil teşkil etmediğine, çelişkili beyanlarının hükme esas alınamayacağına, katılan mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu dönemde cinsel eyleminin bulunmadığına, katılan mağdurenin beyanlarının araştırılmadan hüküm kurulduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
”…Sanık …’nın mağdurenin 15 yaşından küçük olduğu dönemlerde zincirleme olacak şekilde cinsel ilişki seviyesine varmayan ve sarkıntılık düzeyini aşan cinsel istismar davranışlarında bulunduğu,aynı dönem içerisinde mağdurenin hukuken geçersiz kabul edilen rızası ile birden fazla olarak hürriyetinden yoksun kıldığı,mağdurenin 15-18 yaş gurubu içerisinde bulunduğu dönemde ise birden fazla olarak onunla cinsel ilişkiye girdiği dairemizce kabul edilerek sanığın TCK’nun 103/1-1,43/1,109/1-3f-5,43/1,104/1,43/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde göstermiş olduğu olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek, T.C.K.nun 62.maddesi uyarınca her suç için cezasından 1/6 oranında indirim yapılmış,Bakırköy Adli Emanetinin 2017/1349 sırasında kayıtlı 4 adet CD nin dosyada delil olarak saklanmasına, Cep telefonu ve Sim kartın ise karar kesinleştiğinde sahibine iadesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.”
Şeklindedir.
IV. GEREKÇE
1. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2019/2367 Esas, 2020/928 Karar Sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.