Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/7241 E. 2023/8478 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7241
KARAR NO : 2023/8478
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/480 E., 2023/123 K.
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılanlar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen, 28.12.2021 tarihli ve 2021/456 Esas, 2021/583 Karar sayılı kararı ile sanığın, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/456 Esas, 2021/583 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/6518 Esas, 2022/10231 Karar sayılı kararı ile, mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle bozulması üzerine söz konusu ilâma uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2023 tarihli ve 2022/480 Esas, 2023/123 Karar sayılı kararı ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 12.05.2023 tarihli ve 9-2023/48715 sayılı zamanaşımı nedeniyle düşme görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın mağdure ile rızası olmaksızın cinsel ilişkiye girdiğinden çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi ve katılan kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, sanık hakkında lehe hükümler uygulanması gerekir iken gerekçesiz bir şekilde uygulanmadığından usul ve kanuna aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”…Sanık ile mağdurenin yaklaşık üç aydan beri görüştükleri, telefonla mesajlaştıkları, aralarında duygusal bir birlikteliğin bulunduğu, olay günü de … AVM önünde buluştukları, dosya içerisinde bulunan CD görüntülerinden, sanığın mağdureyi karşıladığı, mağdurenin de samimi şekilde karşılık verdiği ve bir birlerine sarılarak yürüdüklerinin görüldüğü, bu şekilde sanığın evine geldikleri, mağdurenin beyanında, evde sanığın bir arkadaşının bulunduğu, bu kişinin salonda bilgisayarda oyun oynadığı, kendilerinin sanığın odasına geçtikleri, sanığın odasında zorla cinsel ilişkiye girdiği sırada bağırdığını beyan ettiği, bağırması veya yardım istemesi halinde salonda bulunan bu kişinin yardım etmesi imkanının bulunduğu, mağdurenin evden ayrıldıktan sonra sanık ile uzun süre mesajlaşmaya devam ettiği, birlikte değerlendirildiğinde cinsel ilişkinin rızaen olduğu kabul edilerek, sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek…” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında mahkemece verilen 27.02.2014 tarihli ilk mahkumiyet hükmünün Dairemizce bozulmasının ardından 28.12.2021 tarihinde yeniden mahkumiyet kararı verilmesi ve dava zamanaşımı süresinin bu mahkumiyet kararı ile kesilmesi karşısında, Tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen görüşe iştirak edilmemiş, aynı husustaki sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 17.03.2012 yerine 20.03.2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2023 tarihli ve 2022/480 Esas, 2023/123 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.