YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10713
KARAR NO : 2023/11269
KARAR TARİHİ : 15.11.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/295 E., 2023/144 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının davalı işverene ait mermer atölyesinde 27.06.2013 tarihinden itibaren mermer işçisi olarak (en son haftalık 350.00 TL ücret ile) kesintisiz ve sürekli olarak çalışmakta iken gerçek çalışmalarının Kuruma yansıtılmadığını ve her ay eksiksiz bir şekilde çalışmasına rağmen Kuruma çalışmalarının 10 gün, 15 gün arasında yansıtıldığını, davacı ve diğer iki arkadaşı … ve …’un 29.08.2016 tarihinde işten çıkartıldığını belirterek 21.12.2012-29.08.2016 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti ile yine bu dönemde haftalık net 400.00 TL ücret ile çalıştığının ve prime esas kazancının bu tutar üzerinden tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde eksik bildirlen hizmeti bulunmadığını, davacının devamlı ve kesintisiz çalışmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile Kurum kayıtlarının resmi belge vasfında olduğunu, aksinin ancak yazılı deliller ücret bordroları ve sair nitelikteki belgeler ile ispat edilebileceğini, çalışma iddiasının soyut nitelikte olduğunu, dava konusu istemin sadece tanık ile ispatlanmasının mümkün olmadığını ve davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiğini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2016/592 Esas, 2020/260 Karar sayılı kararıyla; davacı …’un davalı işveren …’a ait … SGK İl Müdürlüğünde … iş yeri sicil sayılı dosyada işlem gören ”mermerden eşya imali” iş yerinde 27.06.2013-29.08.2016 tarihleri arasında toplam 1144 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 348 gününün Kuruma bildirildiği 796 gününün Kuruma bildirilmediği bildirimi yapılmayan dönemlerde; 2013 yılı 1. dönem 6. ay net 999.50 TL, 2013 yılı 2. dönem 7-12. aylar arası net 1.039,15 TL, 2014 yılı 1. dönem 1-6. aylar arası net 1.093,87 TL, 2014 yılı 2. dönem 7-12. aylar arası net 1.152,06 TL, 2015 yılı 1. dönem 1-6. aylar arası net 1.227,14 TL, 2015 yılı 2. dönem 7-12. aylar arası net 1.293,69 TL, 2016 yılı 1. dönem 1-7. aylar arası 1.682,18 net TL, 2016 yılı 8. ayda net 1.400,00 TL ( davacı vekili tarafından dava dilekçesinde son aylığının haftalık 350.00 TL olduğu belirtildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği) ücret aldığının tespitine karar vermiştir.
IV.İSTİNAF KARARI:
Verilen karara karşı davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Turgutlu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 25.02.2020 tarih, 2016/592 Esas ve 2020/260 Karar sayılı kararının kaldırılmasına yönelik davalı Kurum vekili ve davalı işveren vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 10. Hukuk Dairesinin 30.11.2022 tarih 2020/1307 Esas, 2022/1775 Karar sayılı bozma kararında; dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, dava konusu talep edilen gerçek ücret her ne kadar yazılı delille ispat sınırı altında ise de; salt tanık beyanıyla ispatlanamayıp; yazılı delille ispat sınırının altında dahi olsa ücretin ispatı için tanık beyanları yanında yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcının varlığı da gerekeceğinden sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aldığı fiili ücretin ispatı kapsamında bordro tanığı beyanları, davacı imzası içeren ücret bordro-puantaj kaydı bulunmaması, TÜİK Kazanç Bilgisi emsal ücret verisi dışında işveren imzası içeren ve davacının Kuruma bildirilen ücretin üstünde ücret aldığına yönelik herhangi bir yazılı veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge olmadığı gibi başkaca özel veya kamu kurumlarına verilen davacının ücretinin Kuruma bildirilen ücretten fazla olduğuna dair bir belge-bilgi bulunmadığı, Yargıtay bozma ilamı açık ve net olup talep edilen fiili ücretin yazılı delille ispat sınırının altında dahi olsa salt tanık beyanı ile ispatlanamayacağı,yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge olması gerekliliği vurgulanmakla birlikte bu kapsamda herhangi bir delil bulunmadığından; davanın kısmen kabulü ile davacı … sigorta sicil numaralı …’un davalı işveren …’a ait … SGK İl Müdürlüğünde … iş yeri sicil sayılı dosyada işlem gören ”mermerden eşya imali” iş yerinde; 27.06.2013 – 29.08.2016 tarihleri arasında toplam 1144 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 348 gününün Kuruma bildirildiği 796 gününün Kuruma bildirilmediği, davacının davalı işyerindeki çalışma döneminde (bildirilmeyen dönemler dahil) ilgili dönemin asgari ücretini aldığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, yazılı belge ile ispat gerektiğini ve eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, yazılı belge ile ispat gerektiğini ve eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 21.12.2012-29.08.2016 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti ile yine bu dönemde haftalık net 400.00 TL ücret ile çalıştığının ve prime esas kazancının bu tutar üzerinden tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 506 sayılı Kanun’un 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası, 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 5510 sayıl Kanun’un 80 inci maddesinin 1 inci fıkrası ile 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı ve feri müdahil vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.