YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12246
KARAR NO : 2023/11297
KARAR TARİHİ : 15.11.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1723 E., 2023/2143 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eşme Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/350 E., 2022/194 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Bağ-Kur hizmetinin bulunduğu gerekçesi ile açtığı dava sonucunda 01.05.1997 – 31.12.2002 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kesinleştiğini, ancak davalı idarenin düzeltme işlemini doğru şekilde yapmadığını beyanla Uşak İş Mahkemesi’nin 2010/139 Esas 2011/496 Karar sayılı kararı ile müvekkilinin 01.05.1997 – 31.12.2002 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiğinden kararın Kurumca tesciline ve sisteme yüklenmesine, Kurum kayıtlarına göre bağımsız olarak tarım işiyle uğraştığı açık olmakla; 31.12.2002 tarihinden itibaren bu güne kadar 5510/4-b Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, talepleri kabul edilmez ise müvekkilinin başvurusunun kabul edilmemesine yönündeki işlemin iptali ile başvurunun geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen aynı taleplerle dava açılmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2019/350 Esas, 2022/194 Karar sayılı kararıyla; “Davanın kısmen kabulü ile;
1-)Davacının 01.05.1997 – 31.12.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olduğuna ilişkin talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
2-)Davacının 01.05.2005 – 31.12.2005 tarihleri arasında ve 01.05.2007 – 31.12.2007 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olduğunun tespitine”
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 28.09.2022 tarih ve 2022/1920 Esas, 2022/1916 Karar sayılı kararıyla; “…Davacının tarımsal faaliyette bulunduğu sübuta ermiş olmakla 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b.4 hükmüne göre sigortalı olması zorunludur. Yine davacının ziraat odası kaydının bulunması ve 22.10.2014 tarihinde başvuru yaparak sigortalılığının yeniden tescil edilmesini talep ettiği görülmekle iş bu tarihten itibaren sigortalı sayılması gerektiği ortada olmakla aksi yönündeki Kurum işlemlerinde isabet görülmemiştir. Şu halde davacının bu yöndeki talebinin de kabulü gerekir.
Sonuç itibariyle Ocak 2007 öncesine ilişkin talebin kesin hüküm nedeniyle reddine, 01.05.2007 – 31.12.2007 ve 22.10.2014-dava tarihi olan 18.11.2019 (Her dava açıldığı tarihe kadar değerlendirme konusu olacağından dava tarihi sonrasına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.) arası tarımsal faaliyetten kaynaklı sigortalı olduğunun tespitine, Ocak 2007-Mayıs 2007 arasına ilişkin talebin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekmiştir.
18.11.2019 sonrası döneme ilişkin ise iş bu davanın konusu olmadığından herhangi bir karar verilmemiştir.” gerekçelerine dayalı olarak “Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; Eşme Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nden verilen 28.04.2022 tarih, 2019/350 Esas ve 2022/194 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,
1.1-Davanın kısmen kabulü ile
1.2-Davacının 01.05.2007-31.12.2007 ve 22.10.2014-18.11.2019 arası tarımsal faaliyetten kaynaklı zorunlu sigortalı olduğunun tespitine,
1.3-Fazla isteğin reddine, ” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 19.01.2023 tarihli ve 2023/111 Esas, 2023/514 Karar sayılı ilamında; “… Davacının 01.04.2005 ve 01.04.2007 tarihlerinde üretip teslim ettiği tütün nedeniyle tevkifat yapıldığına dair kayıt bulunduğundan, 01.05.2007-31.12.2007 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi yerinde ise de, davacının 01.05.2005-31.12.2005 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile kesin hüküm nedeniyle bu dönem yönünden red kararı verilmesi hatalıdır. Yine Mahkemece, davacının ihya başvurusunda bulunduğu 22.10.2014 tarihi ile dava açtığı 18.11.2019 tarihleri arasında tarımsal faaliyetten kaynaklı zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar verilmişse de, anılan tarih aralığında, davacının 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde, yukarıdaki ilkeler kapsamında tarımsal faaliyette bulunduğuna dair, tevkifat, prim ödemesi veya ürün teslimine dair herhangi bir kaydın dosya içeriğinde mevcut olmadığı anlaşılmakla, bu dönem açısından davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı kabul edilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, “1-Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; Eşme Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nden verilen 28.04.2022 tarih, 2019/350 Esas ve 2022/194 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,
1.1-Davanın kısmen kabulü ile
1.2-Davacının 01.05.2005-31.12.2005 ve 01.05.2007-31.12.2007 tarihleri arası dönemlerde zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,
1.3-Fazla isteğin reddine” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kanıtlanmış olmasına rağmen, taleplerinin tamamının karşılanmadığı, bu şekilde karar verilmesinin adil yargılama ve yine anayasal hakkının ihlal edildiğini, aleyhe vekalet ücretine takdir edilmesinin isabetsiz olduğu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, ayrıca davacı tarafça müvekkil Kuruma müracaat edilmeksizin dava açıldığından, davanın ön şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca açılan davanın kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiği, davanın açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın Tarım Bağ-Kur sigortalısı kapsamında herhangi bir faaliyeti söz konusu olmadığı ve daha önce kesinleşmiş Mahkeme ilamı olmasına rağmen Mahkemece davacı tarafın davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Kanun’un 2,3,6,9 ve 10 uncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.