Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12792 E. 2023/12859 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12792
KARAR NO : 2023/12859
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2263 E., 2023/2061 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/547 E., 2023/162 K.

Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı …’nin müvekkili şirkette çalıştığı dönemde, 19.03.2015 tarihinde kendi dikkatsizliği, özensizliği ve basiretsizliği sonucunda kaza geçirdiğini, meydana gelen kazada müvekkil, şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, ancak davalı SGK tarafından …’nin geçirdiği kaza sebebiyle yapılan ödeme sebebiyle müvekkili şirket aleyhine … 12. İş Mahkemesi’nin 2018/474 Esas sayılı dosyası üzerinden rücuen tazminat davası açıldığını, dosyanın aydınlatılması maksadıyla davalı …’nin maluliyet oranının tespiti için rapor tanzim edildiğini ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu kararı ile davalı …’nin maluliyet oranı %19 olarak tespit edildiğini, bahsi geçen kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından İş Kanunu’nun 77 nci maddesi ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 2. ve 3. Maddesi ile ilgili bütün görev ve sorumluluklarının yerine getirildiğini, müvekkili şirket, iş yeri ile ilgili gerekli tüm tedbirleri almış olup çalışan tüm işçilerine gereken tüm eğitimleri verdiğini, müvekkili şirket, iş sözleşmesinden ve kanunlardan kaynaklanan işçiyi gözetme, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı … işgücünde bir kayıbın meydana gelmediğini, davalı iş bulabilecek ve çalışabilecek durumda olduğunu ve hatta müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra başka yerlerde de çalıştığını, işgücü kaybı olan bir kimsenin başka işyerlerinde de çalışmasının mümkün olmayacağını, ATK Genel Kurulu Kararındaki davalının tespit edilen %19 ‘luk maluliyet oranına itiraz ettiklerini ve bu suretle … 12. İş Mahkemesi’nin 2018/474 Esas sayılı dosyanın 06.12.2022 tarihli ara karar gereğince maluliyet oranının tespiti istemiyle dava açılması için kendilerine süre verildiğini, dosyanın aydınlatılabilmesi adına davalı …’in maluliyet oranının yeniden tespit edilmesinin gerektiğini, öncelikle işbu davanın kabulünü, davalı …’in söz konusu iş kazası ile ilgili sürekli iş göremezlik derecesinin yeniden tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarının incelenmesinde diğer davalı …’nin, 2 2599 01 01 1163744 35 18 76 sicil sayılı dosyada işlem gören … Day. Tük. Mal. Er. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. Nezdinde çalışırken 19.03.2015 tarihinde iş kazasına maruz kaldığını, iş kazası ile ilgili olarak Kurumlarının Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından 29.11.2017 tarih ve 209613/06/İR:06 sayılı “inceleme raporu” düzenlendiğinin tespit edildiğini, davacının maluliyeti ile ilgili olarak İl Müdürlüklerinin Kurum Sağlık Kurulu tarafından 03/10/2016 tarih ve 1153 karar sayılı sağlık kurulu raporu düzenlendiğini, raporda kazazede işçinin %16 oranında sürekli iş göremezlik oranı tespit edildiğini, Kurul raporuna itiraz edilmesi sonucu, Sosyal Sigorta “Yüksek Sağlık Kurulu” tarafından söz konusu itiraz incelendiğini ve kazazede sigortalının %16 oranında maluliyeti tespit edildiğini, Kurumları yönünden yasal prosedür tamamlandığını, uyuşmazlığın çözümü için yargı kararları ile belirlenen yol takip edilmesi gerektiğini, kazazede işçinin maluliyet oranına kesinlik kazandırılması gerektiğini, Kurumlarının işlemleri usul ve yasaya uygun olup haksız, yersiz ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddinin gerektiğini, mahkeme eğer davacının davasının kabulü yönünde karar verilecek olsa dahi, Kurumları aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın açılmasına Kurumları tarafından bir sebebiyet verilmediğini belirterek öncelikle davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dava niteliği itibariyle Kurum tarafından tespit edilen iş göremezlik oranına itiraz niteliğinde olup davacı tarafın kendi aleyhine dava açmasının söz konusu olamayacağı değerlendirilmiş, … 12. İş Mahkemesinin 2018/474 Esas sayılı dava dosyasında sürdürülen yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunca düzenlenen rapor ile sigortalının iş göremezlik oranının davalı Kurumun tespit ettiği orandan daha yüksek olduğunun tespit edilmiş olması karşısında davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporları arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden karar verildiğini, Yerel Mahkemece herhangi bir inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı …’nin, davacıya ait iş yerinde çalışmakta iken iş kazası geçirerek yaralandığı, Kurum Sağlık Kurulu raporunda sürekli iş göremezlik derecesinin % 16 olarak belirlendiği, itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulu tarafından inceleme yapıldığı ve sürekli iş göremezlik derecesinin % 16 olarak belirlendiği, mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alındığı, bu raporda davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %19,00 olarak belirlendiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu’na gönderilerek rapor alındığı, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu raporunda da sürekli iş göremezlik derecesinin % 19 olduğunun kesin olarak karara bağlandığı anlaşılmaktadır.

İlk Derece Mahkemesi tarafından incelemenin yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapıldığı, sürekli iş göremezlik derecesinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından kesin olarak karara bağlandığı, Kurumun belirlediği sürekli iş göremezlik derecesinin daha düşük olması nedeniyle, davacının açtığı davada kendi aleyhine olacak şekilde tespit yapılmasının hukuk ilke ve kuralları ile çelişeceği değerlendirilmiş olmakla usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Aksi yöndeki, davacı vekilinin istinaf nedenleri ise yerinde görülmemiştir.

Davacı vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.