Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/24911 E. 2023/10432 K. 28.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24911
KARAR NO : 2023/10432
KARAR TARİHİ : 28.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/443 E., 2019/1380 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 9 uncu Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 27.12.2012 tarihli ve 2012/490 Esas, 2012/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 01.02.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

2.(Kapatılan) 9 uncu Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 27.12.2012 tarihli ve 2012/490 Esas, 2012/332 Karar sayılı kararının 01.02.2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine 5 yıllık denetim süresi içerisinde 26.04.2014 tarihinde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediğinin Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli ve 2014/774 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulmuş ise de; (Kapatılan) 9 uncu Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 27.12.2012 tarihli ve 2012/490 Esas, 2012/332 Karar sayılı kararı aleyhine Milli Savunma Bakanlığının 01.03.2017 tarihli ve “kanun yararına bozma istemi” konulu kanun yararına bozma talebi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve 2018/7925 Esas, 2019/4129 Karar sayılı kararı ile; sanığın, 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30.07.2009 tarihli ve 2009/536 Esas, 2009/380 Karar sayılı kararı ile, 01.03.2009-24.05.2009 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, on … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 31.03.2010 tarihli ve 2010/875 Esas, 2010/868 Karar sayılı ilâmı ile onanmak suretiyle kesinleştiği; bu mahkumiyet hükmünün adlî sicilden silinme süresi tamamlanmadan önce, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu izin tecavüzü suçunun işlenmiş olması karşısında, hükümlü hakkında müsnet suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde öngörülen sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması şeklindeki objektif koşulun somut olayda gerçekleşmemesinin hukuka aykırılık oluşturduğu değerlendirilerek kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.

3.Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/443 Esas, 2019/1380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu ailevi sıkıntıları sebebiyle işlediğine, kendiliğinden birliğine teslim olmasının suç işleme kastının olmadığına ve dava zamanaşımı hususunun göz önünde bulundurulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Askerlik görevini yapmakta iken 11.08.2009 tarihinde kanuni izne ayrılan sanığın, 30.08.2009 tarihinde izin bitimini müteakip birliğine katılmayarak izin tecavüzünde bulunduğu, 25.08.2012 tarihinde kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık savunmalarında özetle; ailevi sebeplerle birliğine katılamadığına, aynı zamanda yargılamasının yapıldığı güveni kötüye kullanma suçundan aldığı cezanın ertelendiğini, lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını ve kamuya yararlı bir işte çalışmayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

3.Askerî Mahkemece; psikiyatri uzmanı bilirkişi dinlenilmesi suretiyle sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu tespit edilerek gerek sözlü gerekse yazılı tıbbi mütalaa sunulmuştur.

4.Er izin belgesi, sevk belgesi, vaka kanaat raporu, sanığın kendiliğinden birliğine katıldığına dair tutanak ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

5.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığa atılı suç tarihi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozulduğu tarih arasında zamanaşımının durduğu hususu göz önüne alındığında; sanığa atılı suçun işlendiği 30.08.2009-25.08.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş ve sanığın davanın zamanaşımına uğradığı yönündeki temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir.

2.Sanığın gerek savunmalarında gerekse temyiz dilekçesinde mazeret olarak ileri sürdüğü hususların, (Kapatılan) Askerî Yargıtay içtihatlarında belirtilen ve TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58’inci maddelerinde yazılan veya benzeri nitelikteki hallerden olmadığı dikkate alındığında savunmalarına itibar edilmeyerek; hakkında Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Sanığın izin tecavüzünde kaldığı süre göz önüne alındığında; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken aleyhte temyiz bulunmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.

4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.08.2009-25.08.2012 olarak gösterilmesi gerekirken yalnızca 30.08.2009 olarak yazılması yerinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/443 Esas, 2019/1380 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.