Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6793 E. 2024/201 K. 16.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6793
KARAR NO : 2024/201
KARAR TARİHİ : 16.01.2024

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2509 E., 2022/1219 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/90 E., 2019/331 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili; müteveffa … … ile davalı kurum arasında akdedilen 18.10.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davaya konu B2 Blok, 13 No.lu dairenin satın alındığını, satış bedelinin müteveffa tarafından ödendiğini, müteveffanın vefatı üzerine miras taksim sözleşmesi ile dava konusu gayrimenkulün …’a verildiğini, tapu devri için davalıya başvurulduğunda 360.000,00 TL bakiye borcun bulunduğunun bildirildiğini, davalı ile yüklenici Kontaş-Canberk arasında gayrimenkullerin satışı ve bedellerinin tahsili konusunda sözleşme imzalandığını, yüklenicinin davalıya ödeme yapmamasının müvekkilini bağlamadığını bildirerek; davaya konu dairenin tapusunun … adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili, davaya konu konutun satış bedelinin ödenmediğini, dava konusu konutun borcu bitmediğinden tapu devrinin gerçekleştirilemediğini, davacı tarafından ödemelerin müvekkili hesabına değil yüklenici ortaklık hesabına yapılmış olduğunu, dava konusu taleplerin muhatabının müvekkili kurum olmadığını, bu davada müvekkili kurumun bir kusuru bulunmadığını bildirerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının iddialarının davalı ile dava dışı yüklenici firma arasında çözülmesi gereken bir husus olup davacıların murisi tüketiciye karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili ile davacıların murisi arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, dava dışı şirket ile aralarında harici sözleşme olduğunu, dolayısıyla bu sözleşmeye dayanılarak davacıların bir hak talep edemeyeceklerini, Mahkemenin tescil talebinin Medeni Kanun’un 2 nci maddesi kapsamına göre kabul şartlarının oluşmadığını, konut satış bedelinin tamamının idareye ödenmediğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu beyan ve delilleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin 1 inci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ile ihbar olunan arasında 05.05.2005 tarihli gelir ortaklığına dayalı sözleşmenin bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.