Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4376 E. 2023/6669 K. 21.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4376
KARAR NO : 2023/6669
KARAR TARİHİ : 21.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, … ili … ilçesi … Köyünde bulunan vekil edenlerinin miras bırakanı…’e ait taşınmazın büyük kısmının tapunun 103 ada 226 parsel numarası altında orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil gördüğünü, söz konusu taşınmazın müvekkillerinin dedelerinden babalarına, babalarının ölümü ile de müvekkillerine intikal ettiğini, taşınmazın kadimden bu yana tarla ve çayır olarak kullanıldığını, vekil edenleri adına tespit gören aynı yer 103 ada 95 ve 96 parsellere komşu kısımların orman ile ilgisinin bulunmadığını, orman parseli içerisinde bırakılan ve keşfen saptanacak taşınmaz yönünden müvekkilleri lehine zamanaşımı ile iktisap koşullarının gerçekleştiğini belirterek, 103 ada 226 parsele ait tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava edilen taşınmazın orman bilirkişisinin raporu ve ekinde A1 ile gösterilen kısmının orman vasfında olmadığı ve bu kısımda davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, … İli … İlçesi … Köyü 103 ada 226 parsel … taşınmaz içerisinde yer alan ve 06.07.2015 havale tarihli orman bilirkişi raporu ekinde yer alan krokide ”A1” harfiyle gösterilen 8.544,773 metrekarelik taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.2011 tarihli ve 2011/671 Esas, 2011/670 Karar veraset ilamında belirtilen payları oranında tapuya kayıt ve tesciline; davacıların 06.07.2015 havale tarihli orman bilirkişi raporu ekinde yer alan krokide ”C” ve ”D” harfleriyle gösterilen taşınmaz parçasına yönelik fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 … Kanun’un 5304 … Kanunla değişik 4 üncü maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava dilekçesinde talepte bulunduğu kısmın 12.652,48 m2’lik kısım olduğu, mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen orman raporunda talebe konusu kısmın A1 ile gösterilen 8.544,773 m2’lik kısmının orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirtildiği ve İlk Derece Mahkemesince bu kısımda davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiğinden bahisle kısmen kabul kararı verildiği ancak yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki; fen ve ziraat raporundan sonra orman raporu hazırlanmış ve fen bilirkişisince dava konusu kısım A olarak gösterilmiş, ziraat bilirkişisince de bu yönde inceleme yapılmış ancak orman bilirkişisince A ile gösterilen kısım orman sayılıp sayılmama yönüyle A1, C ve D şeklinde ayrılmış olduğu halde, sonrasında ziraat bilirkişisinden ek rapor alınmamıştır. Ayrıca hükme esas alınan raporlar muğlak ifadeler içerdiği gibi, birbiri ile uyumlu da değildir. Orman raporunda her ne kadar A1 ile gösterilen kısmın orman sayılmayan alanlardan olduğu belirtilmiş ise de, rapor ekinde yer alan çakıştırmalı hava fotoğrafı ve memleket haritası Yargıtay tarafından raporun denetimini sağlamaya elverişli değildir ayrıca mahallinde yapılan keşfe jeodezi uzmanı/harita mühendisi götürülmemiş ve dava konusu taşınmazda kullanım olup olmadığı hususu eski belgeler üzerinde incelenmemiştir. Ziraatçı bilirkişi raporunda “dava konusu taşınmazda uzun yıllardır tarım yapılmadığı taşınmaz sahipleri tarafından da belirtilmesiyle beraber alanda işlemeli tarım yapıldığı emaresi görülmediği, taşınmazda hayvancılıkta kullanılmak üzere çayır otu yetişmekte olduğunun” belirtildiği ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanığı tarafından dava konusu taşınmazın davacıların dedesi … ve babası Hasan tarafından kullanıldığının ifade edildiği, davacıların babası Hasan’ın 1989 yılında öldüğü, sonrasında davacılar tarafından taşınmazın kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise ne şekilde kullanıldığı hususlarında beyanda bulunulmadığı ve keşif sırasında mahkeme gözleminde taşınmazın kuzey ve batı sınırının yabani kavak ağaçları ile çevrili olduğu batı yamaçta köklü kaya yapısının bulunduğu belirtildiği halde İlk Derece Mahkemesince yetersiz incelemeye dayalı olarak A1 ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince; yöreye ait eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılmış ise imar uygulamasına ilişkin tüm belgeler ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 … Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (… veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 … Orman Kanunu’nun 17/2 inci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, … yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 … Kanun’un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 … … Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.