YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4013
KARAR NO : 2023/11108
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/879 Esas, 2016/129 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜMLER : Beraat (sanıklar …, … ile …’in bir kısım eylemleri yönünden ve …, …, …, …, …l hakkında), değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet (sanıklar …, …, … , … ve … hakkında), değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet (sanıklar … ile …’in bir kısım eylemleri yönünden ve …, … … ile … hakkında), değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçundan mahkumiyet (sanık …’un bir kısım eylemleri yönünden)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2013/879 Esas, 2016/129 sayılı Kararının temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma ve temyiz talebinde bulunulması karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2013 tarihli ve 2011/63265 Soruşturma, 2013/29335 Esas, 2013/13933 numaralı İddianamesiyle edimin ifasına fesat karıştırma suçundan, sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 39 uncu maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi, …, … (…), … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talepleriyle kamu davaları açılmıştır.
2. Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2013/879 Esas, 2016/129 sayılı Kararı ile;
A- Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında “İnönü Caddesi ile … Caddesi Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi Projesine” ilişkin olarak atılı suçu veya görevi kötüye kullanma suçunu işlemediklerinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
B- Sanık … hakkında “Karataş Yolu I. Ve II. Kısım İçme Suyu Projelerine” ilişkin olarak atılı suç veya görevi kötüye kullanma suçu yönünden suç kastı ile hareket ettiği sabit olmadığından bahisle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri uyarınca beraatine,
C- Sanıklar …, …, … ve … … hakkında “Karataş Yolu I. Ve II. Kısım İçme Suyu Projelerine” ve “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi İle Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi Projesine” ilişkin olarak değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine ve 2’şer yıl denetim süresi belirlenmesine,
D- Sanık … hakkında “Karataş Yolu I. Kısım İçme Suyu Projesine” ilişkin olarak değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,
E- Sanıklar Hümeyra, … ve … İlhan hakkında “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi İle Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi Projesine” ilişkin olarak değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 10’ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine ve 2’şer yıl denetim süresi belirlenmesine,
F- Sanık … hakkında “Karataş Yolu I. Ve II. Kısım İçme Suyu Projelerine” ilişkin olarak değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,
G- Sanık … hakkında “Karataş Yolu II. Kısım İçme Suyu Projesine” ilişkin olarak değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü
maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,
H- Sanık … hakkında “Karataş Yolu I. Ve II. Kısım İçme Suyu Projelerine” ve “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi İle Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi Projesine” ilişkin olarak değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci ve 40 ıncı maddesinin ikinci fıkraları delaletiyle 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine,
Hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Dosya kapsamına göre beraat eden sanıkların cezalandırılması gerektiği, mahkumiyetine karar verilen sanıklar hakkındaki cezaların yetersiz olduğu, erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiği ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle tüm sanıklar hakkında kurulan tüm hükümleri temyiz etmiştir.
B. Sanık …’in Temyiz Sebepleri
Görevlerini eksiksiz yaptığı, kararın gerekçesiz olduğu, iddianameye konu eylemlerde görevli olmadığı, atılı suçları işlemediği, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğu, suç kastının bulunmadığı, lehe hükümlerin uygulanmadığı, Sayıştay 4. Dairesinin 06.01.2015 tarihli ve 37161 Dosya, 39880 Tutanak numaralı Kararı da nazara alındığında kendisine kusur atfedilemeyeceği, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, ihbarcının, soruşturma aşamasında yer alan bazı kolluk görevlilerinin ve soruşturmayı yapan savcının terör örgütüyle irtibatlı olduğu, hukuka uygun olmayan bilirkişi raporu ve delillere dayanılarak hüküm kurulduğu, savunmalarının dikkate alınmadığı sebepleriyle ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etmiştir.
C. Sanıklar Hümeyra, … , …, … , … …, …, …, …, … ve … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak sanıklar hakkında atılı suçtan kamu davaları açıldığı, yanlış, eksik ve hukuka aykırı bilirkişi raporları ile yetinilmeyip keşif yapılarak yeniden bilirkişi raporu aldırılması gerektiği, gerekçelerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporuna göre müvekkillerinin suçsuz olduğu, sanık …’in bir bilirkişiyle husumetinin olduğu, bu bilirkişi tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınmaması gerektiği, bazı müvekkilleri hakkında disiplin soruşturması açılmasına yer olmadığına dair kararın göz önüne alınması gerektiği, sanıkların suç kastlarının bulunmadığı, eylemlerin sabit olması durumunda ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve eylemlerin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı, lehe hükümlerin uygulanmadığı, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında hak yoksunlukları uygulanmasının hatalı olduğu, alt sınırdan uzaklaşılarak cezalar tayin edilmesinin yerinde olmadığı, yasal unsurları oluşmayan suçlardan ötürü şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi gerektiği sebepleriyle ve resen gözetilecek sebeplerle müvekkilleri hakkındaki mahkumiyet hükümlerini temyiz etmiştir.
D. Katılan ASKİ Vekilinin Temyiz Sebepleri
Dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları işledikleri ve kamu zararına sebebiyet verdikleri, bu sebeple beraat eden tüm sanıklar hakkındaki tüm hükümleri temyiz etmiştir.
E. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
ASKİ ile husumeti bulunan bilirkişi tarafından farklı bir şartnameye göre tanzim edilen gerçek dışı raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın uzmanı olmadığı bir alanda görevlendirildiği, objektif cezalandırılma şartlarının oluşmadığı, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesinin hatalı olduğu sebepleriyle ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etmiştir.
F. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz edilen bilirkişi raporunda suça konu işlerde kusur bulunmadığının belirtildiği, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu, işlerin kesin kabulleri gerçekleşmediğinden edimin ifasına fesat karıştırma suçunun unsurlarının oluşmadığı, keza görevi kötüye kullanma suçu bakımından objektif cezalandırılma koşullarının bulunmadığı, müvekkilinin diğer sanıkları azmettirmediği veya onlara suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunmadığı, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hatalı olduğu sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
G. Sanık …’in Temyiz Sebepleri
İhbarcının, soruşturma aşamasında görev alan kamu görevlileri tarafından haksız bir şekilde mağduriyete uğradığı, Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz edilen bilirkişi raporundaki tespitlerin dikkate alınmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçek dışı olduğu sebepleriyle hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde sanık …’un tüm yapım işlerini üstlenen firma Öze Mühendislik … Şirketinin yetkilisi, ASKİ Genel Müdürlüğü’nde çeşitli kademelerde görev yapan sanıklardan …’in genel müdür vekili, …’in genel müdür yardımcısı, …’nın içme suyu inşaat şube müdür vekili, … …’in 26.07.2011 tarihine kadar içme suyu ihale ve kesin hesap şube müdürü, anılan tarihten sonra su ve yapı işleri daire başkanı, …’ün “Karataş Yolu I. Kısım İçme Suyu Projesinde” yapı denetim görevlisi olduğu, …’ın sayaç ayar kontrol şube müdürlüğünde görevli personel ve “Karataş Yolu I. Ve II. Kısım İçme Suyu Projelerinde” yapı denetim elemanı, Hümeyra’nın “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi İle Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi” işinde yapı denetim elemanı, … ‘ın “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi İle Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi” işinde yapı denetim elamanı, …’ın “Karataş Yolu II. Kısım İçme Suyu Projesinde” yapı denetim elemanı, …’ın ihale ve kesin hesap şube müdürlüğünde inşaat mühendisi, … ‘ın “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi İle Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi” yapı denetim mühendisi olarak görev aldıkları, …, …, … ve …’nin “İnönü Caddesi ile Sefa Özler Caddesi Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi Projesinde” inşaat mühendisi olarak görev yaptıkları,
Adana Büyükşehir Belediyesine ait ASKİ Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu kanalizasyon ve içme suyu boru döşeme işleri ile ilgili olarak 3 adet açık ihale, 1 adet doğrudan temin yöntemiyle işlerin yaptırılmasına karar verildiği, söz konusu işlerin müteahhit olan sanık … tarafından yapıldığı, tüm yapım işlerinde kesin kabul işlemlerinin gerçekleşmediği, açık ihale yöntemiyle yaptırılan işlere ilişkin olarak mahallinde yapılan keşifte kazılar yapılarak numunelerin alınması sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, ihale şartnamesine aykırı ve şartnameden farklı olarak kalitesiz dolgu malzemelerinin kullanıldığı, boruların yeteri kadar derinliğe gömülmediği ve bunların şartnameye uygun yapıldığına dair gerçeğe aykırı olarak hak ediş raporları düzenlendiği, sanık …’a fazladan ödemeler yapıldığı, keza doğrudan temin yöntemiyle … Caddesindeki 110 metrelik kanalizasyon yapımı işinin sanık …’a verildiği, kanalizasyonun 6,16 metrelik bağlantısının yapılmasına karşın 104 metrelik kısmının yapılmadığı, bu eyleme ilişkin olarak da gerçeğe aykırı olarak hak ediş raporları düzenlediği ve sanık …’a fazla ödeme yapıldığı,
Bu kapsamda;
Açık ihale yöntemiyle yaptırılan yapım işlerinden “Karataş Yolu I. Kısım İçme Suyu Projesine” ilişkin olarak düzenlenen 16.05.2011, 31.05.2011, 24.06.2011 ve 15.08.2011 tarihli, “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi İle Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi” işine ilişkin olarak düzenlenen 24.06.2011, 20.07.2011 ve 11.08.2011 tarihli, “Karataş Yolu II. Kısım İçme Suyu Projesine” ilişkin olarak düzenlenen 22.06.2011, 14.07.2011, 01.08.2011, 25.08.2011 ve 15.11.2011 tarihli hak ediş raporları ile bunların eki niteliğindeki hak ediş icmal sayfaları, hak ediş özetleri, yapılan işler listeleri, metraj icmalleri, boru döşeme işleri inşaat ve ferşiyat ataşmanı kroki ve detayları ile su tesisatı tecrübe rölevesi ve benzeri belgelerde imzaları bulunan sanıklarla doğrudan temin usûlüyle yaptırılan “İnönü … Caddesi Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi Projesine” ilişkin olarak düzenlenen 19.11.2011 tarihli hak ediş raporu ve bu raporun eki niteliğindeki boru ferşiyat ataşmanı belgesinde imzaları bulunan sanıkların anılan belgeleri gerçeğe aykırı olarak düzenlemek veya onaylamak suretiyle imzaladıkları, böylece sanıklardan …, … Alpaslan, Eyüp, … …, …, Hümeyra, … İlhan, …, …, … ve …’un zincirleme şekilde, …, …, … ve …’ın ise birer kez edimin ifasına fesat karıştırma suçunu işledikleri ve tüm yapım işlerinin yüklenicisi olan …’un da diğer sanıkların eylemlerinden yardım eden sıfatıyla sorumlu olduğu iddiasıyla sanıklar hakkında açılan kamu davalarında;
Sanık …’un yetkilisi olduğu şirket tarafından yapılan “İnönü … Caddesi Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi Projesine” ilişkin olarak projeye konu kanalizasyon hattında sözleşmenin imzalanmasından sonra değişiklik yapıldığı, sözleşme bedelinin aşılmadığı, idare ile yüklenicinin karşılıklı olarak anlaşarak başka bir yerdeki işin yaptırıldığı, makul sayılabilecek hukuki ve teknik gerekçelerle söz konusu projede değişiklik yapılması nedeniyle herhangi bir kamu zararının oluşmadığı, bu projede görev yapan kamu görevlisi sanıklar …, …, …, …, … ve … ile yüklenici firma yetkilisi olan sanık …’un edimin ifasına fesat karıştırma ya da görevi
kötüye kullanma ve bu suça azmettirme suçunu işlemediklerinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
Sanık …’ın “Karataş Yolu I. Ve II. Kısım İçme Suyu Projelerinde” yapılan işlerle ilgili yapı denetim elemanı olarak görevli olmadığı, hak ediş raporlarını inceleyen kişi konumunda olduğu, araziye çıkmadığı anlaşıldığından, suç kastı ile hareket ettiği yönünde cezalandırılmasına yeterli, kesin, inandırıcı ve somut deliller elde edilemediğinden adı geçen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri gereğince beraatine,
Sanıklar …, …, … ve … …’in “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi İle Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi Projesi” ile “Karataş Yolu I. Ve II. Kısım İçme Suyu Projelerinde” görev yapan yapı denetim elemanlarınca düzenlenen gerçeğe aykırı hak ediş raporlarını onaylamak suretiyle zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri kabulüyle bu suçtan ayrı ayrı mahkumiyetlerine,
Sanık …’ün “Karataş Yolu I. Kısım İçme Suyu Projesinde” yapı denetim elemanı olarak görev yaptığı, bu projeye ilişkin olarak gerçeğe aykırı hak ediş raporlarını düzenlemek suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabulüyle mahkumiyetine,
Sanıklar Hümeyra, … ve … ‘ın “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi İle Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi Projesinde” yapı denetim elemanı olarak görev aldıkları, bu projeye ilişkin olarak gerçeğe aykırı hak ediş raporları düzenlemek suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri kabulüyle ayrı ayrı mahkumiyetlerine,
Sanık …’ın “Karataş Yolu II. Kısım İçme Suyu Projesinde” yapı denetim elemanı olarak görev yaptığı, bu projeye ilişkin olarak gerçeğe aykırı hak ediş raporlarını düzenlemek suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabulüyle mahkumiyetine,
Sanık …’ın “Karataş Yolu I. Ve II. Kısım İçme Suyu Projelerinde” yapı denetim elemanı olarak görev yaptığı, bu projelere ilişkin olarak gerçeğe aykırı hak ediş raporları düzenlemek suretiyle zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabulüyle mahkumiyetine,
Sanık …’un yüklenici firma yetkilisi olarak “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi İle Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi Projesinde” ve “Karataş Yolu I. Ve II. Kısım İçme Suyu Projelerinde” hak ediş raporlarıyla bu raporların eki niteliğindeki belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ve onaylanması hususunda kamu görevlisi olan diğer sanıkları ikna edip onları görevi kötüye kullanma suçuna azmettirdiği, böylece zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçunu işlediği kabulüyle mahkumiyetine,
Dair hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında “Karataş Yolu I. ve II. Kısım İçme Suyu Projelerine”, sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında ise “İnönü Caddesi ile …
Caddesi Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi Projesine” İlişkin Olarak Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülükler için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında “Karataş Yolu I. ve II. Kısım İçme Suyu Projelerine” ve “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi ile Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi Projesine” İlişkin Olarak Değişen Suç Vasfına Göre Zincirleme Şekilde İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanmaya Azmettirme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasının hüküm fıkrasında gösterilmemesi mahallinde ilavesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
C. Sanık … Hakkında “Karataş Yolu I. ve II. Kısım İçme Suyu Projelerine” ve “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi ile Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi Projesine” İlişkin Olarak Değişen Suç Vasfına Göre Zincirleme Şekilde İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Son suç tarihinin 15.11.2011 tarihli hak ediş raporuna istinaden yükleniciye ödemenin yapıldığı gün olduğu ve dava zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
D. Sanıklar …, …, … ve … Hakkında “İnönü Caddesi ile Sefa Özler Caddesi Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi Projesine” İlişkin Olarak Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden;
Sanıklar …, …, … ve … hakkında sadece adı geçen projedeki eylemleri nedeniyle kamu davası açıldığı gözetilerek;
1.Sanıkların eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suç için belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemlerin 13.05.2014 ve 25.09.2014 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
E. Sanıklar …, … … ve … Hakkında “Karataş Yolu I. ve II. Kısım İçme Suyu Projelerine” ve “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi ile Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi Projesine” İlişkin Olarak Değişen Suç Vasfına Göre Zincirleme Şekilde İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;
Sanıkların inceleme ve onay makamlarındaki görevliler olarak hak ediş raporlarını imzaladıkları, tüm aşamalarda alınan savunmalarında çalışma sahalarında fiili olarak çalışmadıklarını, projelere konu yapım işlerinin çok geniş bir alanda icra edildiğini, işin başında sürekli olarak sürveyanların bulunduğunu ve yapı denetim elemanlarının da sürekli olarak yapılan işleri kontrol ettiklerini, kendilerinin diğer işlerinden arta kalan zamanlarda yapılan işleri yerinde görmeye gittiklerini belirttikleri, hak ediş raporlarının dayanağı olan hak ediş icmal sayfaları, hak ediş özetleri, yapılan işler listeleri, metraj icmalleri ve su tesisatı tecrübe rölesi belgeleri, tecrübe no:1, tecrübe no:2 isimli belgeler ve diğer belgelerde imzalarının da bulunmadığı, sanıkların iş durumları, çalışma sahalarının büyüklüğü ve bulundukları konum itibarıyla yapılan işlerin şartnamelere ve sözleşmelere uygun olup olmadığını tespit edebilmelerinin kendilerinden beklenemeyeceği hususları nazara alındığında, sanıkların zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraatleri yerine, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Mahkumiyete konu olan suçları 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
F. Sanık … Hakkında “Karataş Yolu II. Kısım İçme Suyu Projesine” İlişkin Olarak Değişen Suç Vasfına Göre İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “6 ay” olmasına karşın temel cezanın belirlenmesi sırasında yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden “takdiren” denilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın, 22.06.2011, 01.08.2011, 25.08.2011 ve 15.11.2011 tarihli hak ediş raporları ile bunların dayanağı olan hak ediş icmal sayfaları, hak ediş özetleri, yapılan işler listeleri, metraj icmalleri ve su tesisatı tecrübe rölesi belgelerinde yapı denetim görevlisi olarak imzalarının bulunması karşısında; yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlediği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması,
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin birinci fıkrasının uygulanamayacağının nazara alınmaması,
Mahkumiyete konu olan suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
G. Sanıklardan Hümeyra, … Alpaslan ve … İlhan Hakkında “Sarıçam İlçesi Suluca Mahallesi İçme Suyu Projesi ile Muhtelif Sokaklarda İçme Suyu Dağıtım Şebekesi Projesine”, … Hakkında “Karataş Yolu I. Kısım İçme Suyu Projesine” İlişkin Olarak Değişen Suç Vasfına Göre İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma, … Hakkında ise”Karataş Yolu I. ve II. Kısım İçme Suyu Projelerine” İlişkin Olarak Değişen Suç Vasfına Göre Zincirleme Şekilde İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anılan yapım işlerine ilişkin olarak çalışma alanlarında fiili olarak görev yapan yapı denetim görevlisi olan sanıklardan …’ın, 16.05.2011, 31.05.2011 ve 14.07.2011 tarihli, … Alpaslan, Hümeyra ve … İlhan’ın, 24.06.2011, 20.07.2011 ve 11.08.2011 tarihli, Eyüp’ün, 16.05.2011, 31.05.2011, 25.06.2011 ve 15.08.2011 tarihli hak ediş raporlarının gerçeğe aykırı olarak tanzim edilmesine ve kamunun zarara uğramasına sebebiyet verdikleri anlaşılmış ise de; söz konusu hak ediş raporlarına istinaden yükleniciye ödemenin yapıldığı tarihin suç tarihi olduğu nazara alınarak dosya kapsamından yükleniciye hangi tarihte ödeme yapıldığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespit edilebilmesi bakımından tüm ödeme belgelerinin dosya arasına alınıp zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden de değerlendirme yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “6 ay” olmasına karşın temel cezaların belirlenmesi sırasında yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden “takdiren” denilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yüklenen suçları bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlediği anlaşılan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması,
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen … dışındaki sanıklar hakkında aynı Kanun ve maddenin birinci fıkrasının uygulanamayacağının göz ardı edilmesi,
Mahkumiyetlere konu olan suçları 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2013/879 Esas, 2016/129 sayılı Kararı ile sanıklar …, …, …, … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekilleri ve gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafii ile katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2013/879 Esas, 2016/129 sayılı Kararı ile sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin temyiz istekleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, sanık … hakkında kurulan hükme ilişkin hüküm fıkrasına “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan hak ve yetkileri kötüye kullanılmak suretiyle mahkumiyete konu olan suçu işlediği anlaşılan sanık …’nın, aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hapis cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere takdiren 7 ay 15 gün süreyle 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenle Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2013/879 Esas, 2016/129 sayılı Kararı ile sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar …, …, … ve … hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
4. Gerekçe bölümünün (E), (F) ve (G) bentlerinde açıklanan nedenlerle Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2013/879 Esas, 2016/129 sayılı Kararı ile sanıklar …, … …, , … , …, … , … , … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan Hazine vekili, sanıklar müdafileri ve sanıklar … ile …’in temyiz istekleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden, adı geçen sanıklar hakkındaki hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.11.2023 tarihinde karar verildi.