YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/18883
KARAR NO : 2010/16330
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Firar
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede :
5237 sayılı Türk Ceza Yasasının “zaman bakımından uygulanma” başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrasında, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” biçimindeki hükmün 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümler açısından uygulanma yöntemine ilişkin ayrıntılar 5252 sayılı TCY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1.fıkrasında, “1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği” belirtilmiş olmasına karşın, bu düzenlemenin genel kural niteliği taşımadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle failin lehine olan yasa hükmünün uygulanabilmesi açısından hangi durumlarda duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiğinin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Önceki ve sonraki yasa hükümlerinden hangisinin fail (sanık) lehine olduğunu saptamak için her bir somut olayı Y.C.G.Kurulunun 04.03.2003 …, 2003/9-24 E, 2003/20 K, 28.03.2006 …,2006/9-56e, 2006/58 E. sayılı kararları doğrultusunda irdeleyerek;
1- Herhangi bir inceleme ve araştırmayı,
2- Kanıt tartışmasını,
3- Takdir hakkının kullanılmasını,
4- Sonraki yasayla değiştirilen suçun öğelerinin yeniden değerlendirilmesini,
gerektiren hallerde duruşma açılarak; belirtilen hallerin dışında ise, 5252 sayılı Yasanın 9/1 maddesi uyarınca lehe olan hükümlerin derhal uygulanabilmesi olanaklı bulunduğundan, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmesi gerekir.
Yukarıda belirtilen açıklamalara göre incelenen dosyada,
Önceki hükümde takdir hakkı kullanılarak 647 sayılı Yasanın 4,6. maddelerinin uygulanmadığı, 4237 sayılı TCY.nın 50,51. maddelerinde erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme konularında aranan koşulların daha farklı düzenlendiği anlaşıldığından, fail lehine olan yasanın, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde öngörülen yönteme uygun ve duruşmalı olarak belirlenmesi zorunluluğuna uyulmaması,
Bozmayı gerektirmiş ve Hükümlü …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.