Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/4733 E. 2023/12057 K. 11.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4733
KARAR NO : 2023/12057
KARAR TARİHİ : 11.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/644 Esas, 2022/304 Karar
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27.05.2014 tarihli ve 2014/1009 Soruşturma, 2014/643 Esas, 2014/394 numaralı İddianameyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/166 sayılı Kararı ile sanık …’ın, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin ve hak yoksunuklarının uygulanmasına hükmedilmiş, sanık …’ın temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/4869 Esas, 2021/3269 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
3.Sanık … hakkında 17.02.2015 tarihli kararda 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş, bu kararın 29.04.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2015/400 Esas sayılı ihbar yazısı üzerine sanık hakkındaki dava dosyası yeniden ele alınarak aynı mahkemenin 25.04.2017 tarihli ve 2016/254 Esas, 2017/184 sayılı Kararı ile hükmün açıklanması ile sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık … müdafiinin temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/476 Esas, 2021/3270 sayılı Kararı ile bozulmasına, bozma sonrası sanıklardan … hakkındaki davanın … hakkında görülen 2021/644 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4.Bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/644 Esas, 2022/304 sayılı Kararı ile sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz dilekçesi, yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığına ilişkindir.

Sanık … temyiz dilekçesinde, yerel mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesinin ve hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Tirilye Belediye Başkanı olan sanık … ve zabıta görevlisi sanık …’ın; iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı verilmesine ilişkin yönetmelik hükümlerine aykırı şekilde ilçede bulunan bir otele içkili olarak faaliyette bulunma ruhsatı verme şeklindeki eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, bu suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemece uyulmasına karar verilen Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/476 Esas, 2021/3270 Karar sayılı ve 2020/4869 Esas, 2021/3269 Karar sayılı ilamlarında “Söz konusu bölgenin turizm bölgesi olup olmadığı ve işletmeye ait turizm belgesinin sorulması, otel ile cami arasında karayolu bulunması nedeniyle 40 metre şartının geçerli olup olmadığının tespiti için keşif yapılması” gerektiğinden bahisle yerel mahkemece verilen hükümlerin bozulmasına karar verildiği, mahkemece bölgenin turizm bölgesi olup olmadığına dair araştırma yapılarak bozma ilamı uyarınca keşif yapılmış ise de alınan bilirkişi raporunda parseller arasında 40 metre mesafe bulunduğuna ve otel ile cami arasında aktif olarak kullanılan yol mevcut olduğuna ilişkin tespit ile yetinildiği anlaşılmakla, karayolu bulunması nedeniyle mesafe şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik tespit bulunmaması karşısında, mahkeme tarafından eksikliğin giderilmesi için ek rapor alınması gerekirken ve bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık …’ın suç tarihi olan 28.06.2012 itibari ile sabıkası bulunmadığı halde yanılgılı değerlendirme ile karar tarihi esas alınarak hakkında mahkumiyet kararları olduğu gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/4869 Esas, 2021/3269 sayılı Kararı ve 2021/476 Esas, 2021/3270 sayılı Kararı ile bozulan ilk mahkumiyet hükümlerinin sanık … ve sanık … müdafii tarafından ayrı ayrı temyiz edildiği nazara alındığında, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının ya da sınırlı uygulama yapılmasının kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağı gözetilmeden, ilk hükümlerde uygulanmadığı halde sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna karar verilerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/644 Esas, 2022/304 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.