YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/27567
KARAR NO : 2011/1896
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
Hakaret suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 62. (iki kez), 106/1, 62. maddeleri uyarınca 1.800,00 (iki kez) ve 600,00 yeni Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 30/11/2006 tarihli, 2006/234-693 sayılı kararının infazı sırasında, 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin reddine ve kararın aynen infazına dair aynı Mahkemenin 28/05/2008 tarihli ve 2006/234-693 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2008 tarihli ve 2008/178 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 10.08.2010 gün ve 50573 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2010 gün ve 195083 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, hükümlünün kişilik özellikleri nazara alınarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaate yarılamadığı ve katılanın zararım karşılamadığından bahisle mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verilmiş ise de; 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici madde 1/2. maddesindeki “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kumlunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararma nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu, ayrıca yine Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 gün ve 2008/11-250 esas-2009/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, lehe olan kanunun hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından yapılması gereken değerlendirme de, “manevi zararın” objektif koşullar arasında yer alan “zarar” kapsamında sayılamayacağı, hakaret ve tehdit suçlarında maddi zarardan söz edilemeyeceği, sanığın kişiliğinin değerlendirildiği “sübjektif koşulların” ise ancak duruşmalı yargılamada değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü:
5728 sayılı Yasanın geçici 1/2. maddesinde “Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı C.G.T.İ.H.Y.’nın 98 ila 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” hükmü yer almaktadır. Y.C.G.K.’nun 3.2.2009 gün ve 20087250-2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uyarlama, hükmü veren mahkemece, objektif koşulların değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılması halinde evrak üzerinde, sübjektif koşulların değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılmalıdır. İncelenen dosyada, mahkemece 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 231/6 maddesinin (b) ve (c) bentlerindeki koşullar irdelenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmektedir. Anılan yasa madde ve fıkrasının (b) bendindeki sübjektif koşul takdir hakkının kullanılmasını gerektirdiğinden C.Y.Y.’nın 231. maddesine ilişkin değerlendirmenin duruşmalı olarak yapılması zorunludur. Öte yandan C.Y.Y.’nın 231/6 maddesinin (c) bendinde öngörülen zarar kavramından, Y.C.G.K.’nun yukarıda tarih ve numarası yazılı kararı uyarınca yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır. … Sulh Ceza Mahkemesince, duruşma açılmadan yapılan uyarlama yargılaması sonucu tehdit ve hakaret suçları nedeniyle katılanın uğradığı maddi zararların nelerden ibaret olduğu da açıklanıp gösterilmeden verilen ek karar ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin kararın belirtilen nedenlerle hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce isabetli bulunduğundan, hakaret ve tehdit suçlarından hükümlü … hakkında, … 2. Asliye Ceza Mahkemesince itiraz üzerine verilen 17.6.2008 gün ve 2008/178 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından yerinde yapılmasına, 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.