YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21159
KARAR NO : 2024/710
KARAR TARİHİ : 18.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/203 E., 2016/463 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri; suçu işlemediklerine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelilerin, suç tarihinde, yakınlarının motosiklet ile belgesiz olarak polis memurlarınca yakalanması üzerine, idari işlem yapılacağı sırada, beraberce polislerin yanına gelerek “Neden durdurdunuz, siz kimsiniz, işlem yapmayın kardeşim, bizim kim olduğumuzu biliyormusunuz?” dedikleri, şüpheli …’ın sandalyeyi kaldırıp polislere yönelttiği, şüpheli …’ın ise elinde bıçak bulunduğu, olay yerinde bulunan 9-10 kişilik grubun polisleri itekledikleri, motosikletin olay yerinden kaçırıldığı, 1 polisin elinden yaralandığı iddiasıyla haklarında açılan davada sanıkların atılı suçları işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıkların Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanların anlatımları, olay tutanağı, CD kayıtları, doktor raporundan anlaşılacağı üzere sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine yönelik Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki arttırım oranı 1/3 yerine 1/2 olarak yanlış gösterilmiş ise de, artırımın doğru yapılması nedeniyle sonuca etkili bulunmayan ve maddi yanılgıdan kaynaklanan bu yanlışlığın mahallinde düzeltilebileceği kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıkların görevi yaptırmamak için direnme eylemlerini, 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi gereğince silahtan sayılan sandalye ve bıçak ile gerçekleştirmeleri karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.