Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/4774 E. 2012/9642 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4774
KARAR NO : 2012/9642
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … (kendisine asaleten …..’a vekaleten) vekili Avukat ….. tarafından, davalı Hazine aleyhine 15/06/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımından reddine dair verilen 19/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kaçak zannı ile el konulan hayvanların iade edilmemesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının kaçakçılık suçundan yargılandığı, 01/09/2004 tarihinde beraat ettiği ve aynı kararla suça konu 20 adet büyükbaş hayvanın karar kesinleştiğinde sanığa iadesine karar verildiği anlaşılmıştır. Karar temyiz edilmeyerek 01/10/2004 gününde kesinleşmiştir.
Kararın kesinleştiği tarih itibarı ile henüz CMK’nın 141 ve 142. maddeleri yürürlükte değildir.
Şu durum karşısında; İcra İflas Yasası’nın 39/4. ve Borçlar Yasası’nın 135/2. maddelerine göre ilamların, kararın verildiği günden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı gözetilerek, hayvanların iadesine ilişkin ilam tarihi olan 01/10/2004 gününden dava tarihine kadar henüz 10 yıllık ilam zamanaşımı dolmadığından işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemece, bu yönün gözardı edilerek istemin zamanaşımından reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

İş bu davada ilam zamanaşımı uygulanmayacağı düşüncesindeyim. Zira ilam zamanaşımı bir hakkın varlığını yargı kararıyla tescil ettiren kişinin bu ilamı işleme koyması yönünden uygulanır. Somut olayda bunun tam tersi bir vakıa söz konusudur. Davacı kendi kusuruyla el koymaya neden olmuştur. Yoksa davacı bir alacağını ilamla tespit için yargıya başvurmuş değildir. Şüphe davacı lehine yorumlanarak ceza mahkemesinde beraat etmiştir. Ceza mahkemesi kararının kesinleşme tarihiyle 1 yıllık süre işlemeye başlar. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 04/06/2012