YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18210
KARAR NO : 2023/320
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/505 E., 2015/125 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/505 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 4.160,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanıklar …, … ve. hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin e bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; haklarında beraat hükümleri verilen sanıklar …, …….’ın da belirli bir mizansen içinde katılanı TBMM’de işe aldırma vaadi ile kandırarak menfaat temin ettikleri ve bu surette dolandırıcılık eylemine iştirak ettiklerinden cezalandırılmalarına; hakkında mahkûmiyet hükmü verilen sanık … yönünden, elde edilen menfaat miktarı itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmasına,
Katılan vekilinin temyiz isteği; haklarında beraat hükümleri verilen sanıklar …, …, …..r’ın, hakkında mahkûmiyet hükmü verilen sanık … ile birlikte ve belirli bir kurgu ve plan dahilinde iştirak halinde hareket ettiklerinden haklarında beraat kararları verilmesinin hatalı olduğuna; hakkında mahkumiyet hükmü verilen sanık … yönünden, suçu işlerken belli bir plan ve kurgu dahilinde hareket etmesi, elde edilmesi hedeflenen ve elde edilen menfaat göz önünde bulundurulduğunda 5237 sayılı Kanun’un 61 inci gereğince ceza takdirinde alt sınırdan uzaklaşılmasına ve aynı sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim uygulanmasının gerekçelerinin yeterli ve açık olmamasına,
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; katılan ile tanışan, para talep eden, pazarlık eden, iş vaadinde bulunan, para ve senet alan, müvekkili ile tanıştıran diğer sanıklar beraat ederken, olaya sonradan dahil olan ve taraflarla organik başka bir bağı olmayan müvekkilinin, sadece katılanın soyut anlatımları ile dosyada ceza alan tek sanık olmasının hatalı olduğuna, diğer taraflarla sanıklardan … aracılığıyla ve sadece bir kere görüştüğüne, sadece yardım ettiğine, menfaat temin etmediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Devlet dairesinde işe girmek isteyen katılanın, Yüksel Danışmanlık isimli iş yerine gittiği, burada sanık … …. ile tanıştığı, sanık …’in TBMM’de büro memuru olarak işe aldıracağını söylemesi üzerine katılanın kabul ettiği, bunun üzerine sanık …’in katılandan Ankara’daki adamlarına yönlendirme ve işe yerleştirme karşılığında 60.000,00 TL istediği, katılanın yanında bulunan 2.000,00 TL’yi sanık …’e teslim ederek karşılığında üzerinde 26.06.2013 tarihinde elden 2.000,00 TL aldım yazan kartviziti aldığı, ayrıca toplam 46.000,00 TL’lik iki senet imzalayarak sanık …’e verdiği, ertesi gün katılan ve sanık …’in birlikte Ankara’ya gittikleri, burada önce yanlarına diğer sanıklar … ve …’in geldiği, daha sonra istihbaratçı olarak tanıtılan sanık …’ın geldiği, sanık …’un katılandan ikametgah senedi, sabıka kaydı, diploma fotokopisi, vesikalık fotoğraf ve kimlik fotokopisini alıp bir miktar para ayarlamalarını isteyerek katılana kaydını yaptırdığına, kendisini meclisten bu numara ile çağıracaklarına dair üzerinde adı ve sıra numarası yazılı bir kağıt verdiği, katılanın eylül ayına kadar meclisten haber beklediği, 25.09.2013 tarihinde sanık …’in katılanı arayarak işinin olduğunu ancak 3.000,00 TL daha para gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılanın sanık …’in hesabına istenen parayı yatırdığı, ancak daha sonra sanıklara ait cep telefonlarını aradığında numaraların kullanımda olmadığını tespit ettiği, iş yerlerine gittiğinde işini Ankara’dan halledeceksin diyerek katılanı oyaladıkları, kolluk tarafından sanık …’in iş yerinde yapılan aramada katılanın iddialarını doğrular nitelikte belgelerin ele geçirildiği, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek işe yerleştirme vaadi ile katılandan menfaat sağladıkları iddiası ile haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece sanık …’ın kendisini TBMM’de iş bulabilecek istihbaratçı olarak tanıttığı ve katılana TBMM’de iş bulma vaadinde bulunduktan sonra gerçek olmayan bir evrakı katılana vererek güvenini sağladıktan sonra katılandan iş bulma vaadine karşılık birden fazla defa nakit para aldığı, bu surette katılanın güvenini hileli davranışlarla sağlayarak maddi menfaat temin ettiği kabulü ile mahkûmiyetine, diğer sanıklar yönünden ise mahkumiyetlerine yeterli görülebilecek şüpheden uzak ve kesin delillere ulaşılamadığından ve bu yönde suçun sübutuna dair vicdani kanaat hasıl olmadığı, vaki şüphenin sanıklar lehine takdir olunarak müsnet suçtan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine ilişkin inceleme konusu hükümler verilmiştir.
3. Sanık … Duran’a ait iş yerinden ele geçirilen suça konu kartvizit, para yatırma belgesi, 2 adet senet aslı ve diğer belgelerin dosyada delil olarak saklamasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Yönünden Yapılan İncelemede
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereğinin yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanıklar …, ve … Yönünden Yapılan İncelemede
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek belli bir mizansen içerisinde katılanı TBMM’de işe aldırma vaadi ile aldatarak toplam 12.000,00 TL nakit para ve 23.000,00 TL bedelli iki adet senet almak suretiyle menfaat sağladıklarının katılanın beyanları, sanıkların savunmaları, adli emanete alınan belgeler ve dosya kapsamı ile sabit olmasına karşın delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi nedeniyle sanıklar hakkında verilen hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/505 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, sanık … hakkında verilen hüküm yönünden sair yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.